YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/939
KARAR NO : 2023/2555
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/868 Esas, 2021/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına verilmiştir.
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/868 Esas, 2021/183 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 08.06.2021 tarihli ve 2022/3373 Esas, 2022/4690 Karar sayılı kararıyla; “Katılanın raporunda kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derecede olduğunun belirtilmesine rağmen, ”orantılılık” ilkesine aykırı olacak şekilde sanığın cezasında (2/6) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/620 Esas, 2022/917 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, hükmün açıklanmasına sebep olan cezanın adli para cezası olmasından dolayı hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın müteahhitlik yaptığı … İnşaat isimli şirkette katılanın yöneticisi olduğu, katılanın habersiz bir şekilde borçlanması ve bu borcun kaynağı hususunda ”ben kimseye hesap vermem” şeklinde sözler sarf etmesine sinirlenen sanığın sopa ve sandalye ile vurduğu katılanı orta (2.) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuş, sanık suçlamayı ikrar etmiş, tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiş, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce tanzim olunan 03.07.2014 tarihli raporda, ”..sağ posteriorda yaklaşık 20-25 cm ekimotik alan, sol poteriorda 5,6 kotlarda 1 cm ekimoz, koltuk altı hizasında 6. kotta abrazyon, 8. kotta non-deplase fraktür mevcut olup, hayati tehlike neden olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derecede olduğu..” şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sübut Yönünden
Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanlarında sanığın kendisine 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f-4) bendi kapsamında silahtan sayılan ”sopa ve sandalye” ile vurarak darp ettiğini belirtmesi, beyanını destekleyen tanıklar … ve …’ın ”taraflar arasında arbede yaşandığına” ilişkin ifade tutanakları, sanığın tevil yollu ikrarı, katılan hakkında düzenlenen adli muayene raporunun içeriği nazara alındığında sanığın yasal unsurları itibarıyla gerçekleşen suçtan mahkumiyetine karar verilmesi isabetli olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümler Yönünden
Sanığın denetim süresinde işlediği kasıtlı suçtan hükmolunan 1.500 T.L. adli para cezasına ilişkin mahkumiyetinin hükmün açıklanmasına sebep olabilecek nitelik ve türde hükümlerden olduğu anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının koşullarının oluştuğu, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında sadece kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında cezanın ertelenmesine ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebileceğinin belirtilmesi karşısında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında hükmün aynen açıklanması isabetli olduğundan, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/620 Esas, 2022/917 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.