YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7064
KARAR NO : 2009/9808
KARAR TARİHİ : 11.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve kal davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.10.2004 gün ve 2004/4310 – 10304 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, İdare tarafından belirlenen kıyı kenar çizgisine ilişkin harita, getirtilmemiş, ormanların mülkiyeti Hazineye ait olduğu ve orman alanları için açılacak davalarda Hazinenin dava açma ehliyeti bulunduğu halde, orman kadastro sınırı içinde kaldığı ancak kadastro parseli kapsamında kalmadığı belirlenen (1) ile gösterilen bölüm için Hazinenin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle bu bölüme ilişkin Hazinenin davası red edilmiş, (3) ile gösterilen dolgu alanına davalının el atmasının önlenmesine karar verildiği halde bu yerdeki dolgunun kal’ine karar verilmemişse de, kararın bu bölümü Hazine tarafından temyiz edilmediğinden belirtilen konularda temyiz incelemesi yapılmadığı, Orman Yönetiminin temyizi açısından Orman kadastrosuna ilişkin harita ve tutanaklar getirtilmediği gibi, orman kadastro haritası uzman orman mühendisliğine değil … elemanı bilirkişiye yaptırıldığı, orman kadastro sınırları dışında kalan bölümün önceden olduğu gibi davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yeniden davalı adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle Orman Yönetimi sadece 7 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kalan bölümü için davaya katıldığından, öncelikle orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanak ve haritaların getirtilmesi, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması ve bilirkişilere uygulamayı gösteren kroki düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Orman Yönetiminin davasının REDDİNE karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescil, el atmanın önlenmesi ve Kal’e ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp 11.11.1967 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.daha sonra 1981 yılında yapılıp kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yansın 2. madde ve 1992 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasının 2/B Madde uygulaması vardır. Genel Kadastro 1973 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
Mahkemenin, 23.01.2002 gün ve 1994/463-35 sayılı; Orman Yönetiminin davasının reddine, Hazinenin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 7 sayılı parselin 02.03.2001 tarihli … elemanı bilirkişi krokisinde (2) ile gösterilen 26.75 m2 bölümün tescil harici bırakılmasına, 643.72 m2 diğer bölümün önceden olduğu gibi davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı bilirkişi krokisinde (3) ile gösterilen 101.80 m2 ve (4) ile gösterilen 366.72 m2’lik dolgu alanına ve (2) ile gösterilen 26.75 m2 kıyı kenar şeridine davalının el atmasının önlenmesine, masrafları davalıya ait olmak üzere (4) ile gösterilen 366.70 m2 bölüm üzerindeki dolgunun yıkılarak Kal’ine ve eski hale getirilmesine, Hazinenin fazlaya ilişkin davasının reddine, bilirkişi krokisinde (1) ile gösterilen 54.48 m2 bölümün dolgu olduğu anlaşılmış ise de, orman kadastro sınırları içinde kalan bu bölüm yönünden Hazinenin taraf sıfatı bulunmadığından Hazinenin davasının reddine ilişkin kararı, sadece Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece yukarıda değinilen nedenlerle bozulduğuna, sözü edilen kararın temyiz etmeyen Hazine yönünden kesinleştiğine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda verilen kararın ilk kararı göre, Hazine aleyhine hükümler içermediğine göre, kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmayan Hazinenin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 11/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.