YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2296
KARAR NO : 2008/6641
KARAR TARİHİ : 30.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Mustafa Köse mirasçıları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.02.2003 gün ve 178-575 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … Köyü 996 ve 1330 parsel hakkında açılan davada 996 parsel ile ilgili davanın atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 1330 sayılı parsel hakkındaki davanın kabulüne ve … mirasçıları adlarına tescile, Hazine tapusunun iptaline karar verilmişse de, 1330 sayılı parselin dava dışı 847 sayılı parsele uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olduğu, kaydın oluşturulduğu 1966 yılı ile tespitin yapıldığı 27.12.1982 tarihi arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, bu nedenle davacı ve müdahil gerçek kişilerin davalarının reddi gerektiği, taşınmazın (B) bölümünün de zaten kesinleşmiş orman sınırlaması içinde iken Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu nedenle, 450 m2 yüzölçümlü bu bölüm hakkında da davacılar adlarına tesciline karar verilemeyeceği” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Mustafa Köse mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 14.06.1990 tarihinde ilan edilip dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve davacı …’nin temyiz itirazlarının 20.02.2003 tarihli bozma kararı ile incelenerek reddedilmiş ve kesinleşmiş bulunduğuna, kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 30.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.