Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/1820 E. 2008/5128 K. 02.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1820
KARAR NO : 2008/5128
KARAR TARİHİ : 02.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman şerhinin silinmesi ve tazminat istemine ilişkin davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, … Köyü 576 sayılı parseli 1992 yılında satın aldığını, parselin ormanla ilgisi bulunmadığı halde, 2004 yılında taşınmazın sicil kaydı üzerine “orman” şerhi konulduğunu belirterek bu şerhin silinmesini, olmadığı takdirde 6.500.00.-YTL tazminatın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman şerhinin silinmesi olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 27.01.1945 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 14.04.2004 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 13.02.1973 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 1944 yılında yapılan 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı ve kamu malı niteliğini kazandığı, 1972 yılında yapılan genel kadastro sırasında bu durum gözönünde bulundurulmadan özel kişi adına tesbit ve tescil edilmişse bu işlemin ikinci kadastro olması nedeniyle yok hükmünde bulunduğu ve orman sınırı içinde kalan taşınmaz hakkında oluşturulan sicilin yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve koşulları varsa davacıya ayıplı taşınmazı satan kişiden sebepsiz zenginleşme kurallarına göre satım bedelini isteyebileceği ve 2004 yılında yapılan aplikasyon sırasında da taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde olduğunun belinlendiği ve davacı tarafından aplikasyona itiraz edilmemesi nedeniyle işlemin kesinleştiği ve tapuya konulan orman şerhinin yasal olduğu, aslı kamu malı olan taşınmazlarda Orman Bakanlığı ya da Orman Genel Müdürlüğüne karşı tazminat istenemeyeceği, H.G.K.’nun 12.03.2003 gün 2003/20-102-90 sayılı kararında da belirtildiği gibi, sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve özde kamu malı olan taşınmazın hukuksal niteliğini değiştirmeyeceği, kamu malı ve orman niteliğindeki taşınmazlarda Medeni Yasanın 1023 (931) maddesinde yazılı iyiniyet ve tapuya güven ilkesinin H.G.K.’nın 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 sayılı ve 18.10.1989 gün 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanamayacağından Hazine ya da Orman Yönetimi tarafından yolsuz tescil iddiası ile her zaman tapu iptal davası açılabileceği belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/04/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.