YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/475
KARAR NO : 2023/791
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul-Red
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın davacı-karşı davalı yönünden kabulüne, davalı-karşı davacı yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 22/06/2012 tarihli anahtar teslim sözleşme ile 499 hektarlık alanda kalan 7 mahallenin kentsel dönüşüm çalışmasının yapılması kapsamında anket çalışması, değerleme çalışması, kentsel tasarım ve imar planları projeleri, hak sahipliği muhataplığı ve tapu tescil işlemlerinin yaptırılması işlerinin müvekkiline verildiğini, müvekkilince zamanında ve eksiksiz olarak işlerin tamamlanarak 3 D görseller ile CD ortamında davalıya sunulmasına rağmen davalı yanca inkar edilerek 6 no.lu hakedişin sunulmasına izin vermedikleri gibi Bursa 11. Noterliğinin 28/11/2014 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, öncelikle sözleşmenin haksız olarak feshedilmiş olduğunun tespiti ile ödenmeyen 6 nolu hak ediş tutarı olan 324.009,24 TL alacak ile yargılama sırasında nakde çevrilen teminat mektubu bedeli 500.000,00 TL nin feshin müvekkiline tebliğ tarihi olan 03/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işin bitim tarihinin 31/12/2012 olarak belirlendiğini, revize iş programı sunulmamasına rağmen 28/10/2014 tarihinde işin bitirilmesine dair tebligat yapıldığını, ihtarnamede verilen sürenin 18/11/2014 tarihinde dolduğu, 20/11/2014 tarihinde düzenlenen tutanakla işe başlamak için yüklenicinin personel ve ekipmanı işyerine sevk etmediğinin tespit edildiğini, bunun üzerine taraflar arasındaki sözleşme ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu gereğince davacıya 20 gün süreli noter ihbarnamesi keşide edildiğini, buna rağmen çalımalara başlanmaması gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini, 08/12/2014 tarihinde yüklenici yetkililerinin şerhi ile durum tespit tutanağının düzenlendiğini, yapılan işlere ilişkin ödemelerin yapıldığını, bunun dışında bir ödeme yapılmasını gerektirecek imalat bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı- karşı davacı iş sahibi belediye karşı dava dilekçesinde özetle; davacının sözleşme gereği üstlendiği edimleri yerine getirmediğinden sözleşmenin fesh edildiğini ve teminatın gelir kaydedildiğini, bu nedenle yasa hükmü gereğince teminatın, fesih tarihi itibariyle DİE tarafından yayınlanan aylık toptan eşya endeksine göre güncellenerek aradaki farkın tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’nin feshin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, işin başlangıcında ödenen ve mahsup edilmeyen 500.000,00 TL’nin, ilaveten davacı-karşı davalı yükleniciye yapılan fazla ödemenin tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli ve 2014/665 Esas, 2017/167 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanan 22/06/2012 başlangıç, 31/12/2012 bitiş ve teslim tarihli Bursa … İlçesi Ankara Yolu Kuzeyi İlgili 7 Mahalle Kapmasında Yapılacak Kentsel Dönüşüm Projesi İşine Ait Hizmet Alımı Sözleşmesi ile taraflarca sunulan delillerin değerlendirilmesi ve bilirkişi raporundaki tespitler gerekçe alınmak suretiyle, feshin haksız olduğu belirlenerek; davacı karşı davalı … Üniversitesinin davasının kabulü ile davalı tarafından talebe konu sözleşmenin haksız fesh edildiğinin tespitine ve 824.009,24 TL’nin feshin tebliğ tarihi olan 03/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı karşı davacı … Belediyesi’nin davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarihli ve 2020/49 Esas, 2020/555 Karar sayılı kararıyla; işin süresinin uzatımı konusunda tutanak tarihine kadar davalı tarafından davacıya süre ihtarında bulunulmaması ve taraflar arasında imzalanan 17/10/2014 tarihli tespit tutanağının işin bitim süresinden yaklaşık 22 ay sonra düzenlenmesinin tarafların işin bitimi konusunda sözlü olarak anlaşmış olabileceğini gösterdiği, söz konusu tutanakta, tutanak tarihinde iş mahalline gidilerek davacıya ait çalışan ya da ekipman olmadığının tespit edildiği belirtilmiş olsa da tutanağın sözleşmeye konu 429 hektarlık alanın hangi kısmı için tutulduğunun belirtilmediği, kaldi ki o tarihte arazi çalışmalarının bitmiş olacağı, davacı tarafın üstlendiği sözleşme şartlarını zamanında yerine getirdiği, ancak davalı … ve büyükşehir belediyesinin onayına sunularak tamamlanması gereken projelerin onaylanmasının süreci uzattığı, davacının sözleşmenin feshinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15.Hukuk Dairesinin 02.03.2021 tarihli, 2020/2291 Esas, 2021/591 Karar sayılı kararıyla; sair temyiz itirazları reddedilerek, karşı dava yönünden davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı imalata göre davalı-karşı davacı iş sahibinin fazla ödemede bulunup bulunmadığına ilişkin gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilmesi, yapılacak incelemede sözleşmenin eki niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 42.maddesi uyarınca ara hak edişlere itirazların da değerlendirilmesi suretiyle davalı-karşı davacı tarafından fazla ödemede bulunulup bulunmadığının tespiti hususunda karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 17/09/2021 tarihli ek rapora göre; davalı-karşı davacı … tarafından sözleşme kapsamında fazladan yapılmış ödeme bulunmadığının tespit edildiğinden, bozma ilamı öncesi belirtilen gerekçelerle davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı iş sahibi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararına müteakip tekrar bakiye karar harcına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,işin gayrimenkul değerleme analitik yazılım sistemine dair kısmı için ödeme yapılmasına rağmen taraflarınca kullanılamadığını, yapılan değerleme CD ortamında teslim edildiği ancak imzalanmış nüshasının bulunmadığını, yine ticari faize hükmedilmesinin de yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan karşı davada fazla ödemenin mevcut olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İlk derece mahkemesince bozma öncesi verilen 01.06.2017 tarihli kararda asıl dava yönünden alınması gerekli 56.288,07 TL harcın davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince 17.11.2017 tarihli sayman mutemet alındısı ile bakiye harar harcı yatırılmıştır. Bozma kararı neticesi ilk karar kesinleşmemiş olup, harcın yatırıldığı ilk derece mahkemesince her zaman gözetilebilir.
3.Mahkemece bozmadan sonra alınan 17.09.2021 tarihli ek raporda; gayrimenkul değerleme çalışmalarının iş bedeli 820.000,00 TL olup, 08.12.2014 tarihli durum tespit tutanağına göre teslim alınan çalışmalar doğrultusunda davacıya değerleme çalışmalarının analitik yazılım sistemine entegre edilen kısmına ilişkin 702.857,14 TL ödendiği, CD ortamında dijital imzalı olarak teslim edilmeyen kısmına ilişkin olarak kalan 117.142,86 TL’lik kısmın ödemesinin yapılmadığı belirtilmiştir. Davalı- karşı davacı her ne kadar CD ortamında dijital olarak sistemin teslim edilmediğini ileri sürerek fazla ödeme iddiasında bulunsa da rapora göre zaten bu kısım için ödeme yapılmadığı belirtildiğinden, mahkemece verilen kararda usule ve kanuna aykırı yön bulunmamaktadır.
4.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davalı- karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına,
01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.