YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9783
KARAR NO : 2008/11144
KARAR TARİHİ : 16.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyü 1309 sayılı parselin makiye ayrılan ve özel yasalar uyarınca tevzi edilen yerlerden olduğu iddiasıyla tapu kaydına konulan 2/B şerhinin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı yasaya göre makiye ayırma işlemi ve 04/07/1988 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1957 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama tutanak ve haritası içinde kaldıkları Mayıs 1946 tarih 19 numarada orman niteliğiyle hazine adına tescil edildiği,1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman kadastrosu sonucu oluşan bu tapu kaydının 1100 numaralı orman parseline revizyon gösterilerek tespit tutanağı düzenlendiği ve bu parsel hakkında gerçek kişilerin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinde açtıkları dava sonucu mahkemenin 1957/650-398 sayılı kararı ile makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek, dava konusu parselin de içinde bulunduğu 1100 parselin orman niteliği ile hazine adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiği , 1957 yılında hükmen orman olarak tescil edilen 1100 numaralı orman parselinin bazı bölümlerinin Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 1967 yılında toprak tevzi yoluyla dağıtıldığı ve 14.09.1968 tarihinde gerçek kişi adına toprak tevzi tapu kaydının oluştuğu, çekişmeli 1686 parselin 1100 parselin bir bölümü olan tevzi parseli olduğu,1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmış ise de yasaya aykırı olarak yapılan makiye ayırma işleminin hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı ve 4753 sayılı yasada ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı,orman olan bir yerin sonradan imar uygulaması ve ifraz görerek gerçek kişiler adına tapu oluşmasının yolsuz tescil hükmünde olduğu, 1988 yılında yapılan orman sınırı dışına çıkarma işlemine karşı herhangi bir dava açılmadığı böylece
işlemin kesinleştiği, tapu kaydına konulan şerhin de yasal olduğu, kesinleşen orman sınırları içinde iken oluşan eski tapu kayıtları yasal değerini yitireceğinden, böyle bir yer makiye ayrılmış olsa bile o yere ait eski tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği ve böyle yerler için oluşturulan özel tapulu taşınmazlar hakkında 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin olmadığı ,bu nedenle davacının tapudaki 2B şerhinin silinmesi istemiyle açtığı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/09/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.