Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4616 E. 2008/7303 K. 13.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4616
KARAR NO : 2008/7303
KARAR TARİHİ : 13.05.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda DAVANIN REDDİ yolunda kurulan 17/12/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13/05/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı … vekili avukat … geldi, karşı taraftan ORMAN YÖNETİMİ vekili Avukat … … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … KÖYÜ 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 2568043,79 m2 yüzölçümünde ve orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı, davaya konu taşınmaza, kendi adına tespit edilen 20634,94 m2 yüzölçümünde tarla niteliğindeki 173 ada 6 parsel sayılı taşınmazla bir bütün olarak 20 yılı geçkin süredir … sıfatıyla zilyedi olduğunu,ancak kadastro sırasında bu tarlasının 2851,75m2 bölümünün101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içinde tespit edildiğini oysa taşınmazın orman olmadığını ileri sürerek adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın reddine … KÖYÜ 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
1) Yapılan incelemede, dava konusu … KÖYÜ 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile hazine adına tespit edildiği, tespit maliki Hazinenin bu davanın doğal tarafı olduğu halde,mahkemece yokluğunda yargılama yapılıp nihai karar verildiği gözlenmiştir.
H.Y.U.Y.’nın 73. maddesi uyarınca mahkeme davalıyı kanuni şekillere uygun olarak duruşmaya davet …, savunma hakkını kullanma olanağı vermedikçe, hükmünü veremeyeceğinden, mahkemece davanın doğal tarafı olan Hazineye dava dilekçesi ve duruşma günü Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ ettirilmek suretiyle taraf oluşturulduktan sonra, yargılamanın sürdürülmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2) Her ne kadar mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesine göre, davacı gerçek kişi yönünden tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü … toprakta 40 dönümlük sınırın aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu konuda yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli görülmemiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesinin 2. maddesi, (Değişik ikinci fıkra: 03/07/2005 – 5403/26 md.) … veya … arazi ayrımı, … Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır) hükmünü içermektedir.18 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 SAYILI … Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 3. maddesinin j bendinde (… … arazisi: Tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler) olduğu hükme bağlanmıştır.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü,Taşınmaz Malların Sınırlandırma, Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin (Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti) başlıklı 10. maddesinde (Kadastro Kanununun 14 üncü maddesinde sayılan belgeler dışında kalan ve zilyedlikle iktisabı mümkün olan ve bir çalışma alanı içerisinde toplam yüzölçümü … toprakta 40, … toprakta 100 dönüme kadar bir veya birden fazla taşınmaz mal, zilyedlik şartları belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile ispat edildiği takdirde, zilyedi adına tespit edilir.
(Değişik fıkra: 26/09/2005-25948 S.R.G. Yön/5.mad) 3/7/2005 tarihli ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 3 üncü maddesinin (j) bendinde; … … arazileri, tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak tanımlanmıştır.
(Ek fıkra: 26/09/2005-25948 S.R.G. Yön/5.mad) Buna göre; tarımı yapılan bitkilerin çeşidine göre büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun yeterli olduğu, su kaynağının yeterli sulamaya uygun olduğu ve yeterli miktarda su olduğu, kontrollü bir şekilde sulama ihtiyacının karşılandığı hususları ilgili … müdürlüklerince tespit edilmiş alanlardaki araziler … … arazisi, bu alanlar dışındaki araziler ise … … arazisi olarak değerlendirilecektir. Kadastro Müdürü; çalışmalara başlanmadan önce, … ve Köyişleri Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlüklerinden çalışma alanında … … arazisi tanımına giren yerler varsa bunların hangi sınırlar içinde kaldığının bildirilmesini bir yazı ile ister.
Zilyedin, bir çalışma alanı içerisinde … ve … arazisi varsa ve tespitte hazır bulunuyorsa, beyan ve imzası kadastro tutanağına alınarak tercihine göre, hazır bulunmadığı takdirde ise menfaatine uygun düşen taraftan, Kadastro Kanununun 14 üncü maddesindeki 40/100 ilkesi gözönünde bulundurularak (1 dönüm … arazi=2,5 dönüm … arazi) orantı kurulmak suretiyle adına sınırlandırma ve tespit yapılır.
Bu şekilde yapılacak tespitler, malikin adı ve soyadına göre her çalışma alanı için ayrı ayrı düzenlenecek bir çizelge veya deftere işlenmek suretiyle takip edilir.) hükümleri yer almaktadır.
O halde,davacının tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan taşınmazlardan adına tespit edilen taşınmazların içinde, … … arazisi niteliğinde olanların 40 dönümü geçmediği yolundaki savunması, yukarıda açıklanan düzenlemeler doğrultusunda davacı gerçek kişi adına tespit edilen taşınmazlardan her birinin, tarımı yapılan bitkilerin çeşidine göre büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun yeterli olup olmadığı, su kaynağının yeterli sulamaya uygun olup olmadığı ve yeterli miktarda su bulunup bulunmadığı, kontrollü bir şekilde sulama ihtiyacının karşılanıp karşılanmadığı hususları yöntemince araştırılıp davacıya bu konudaki delillerini bildirmesine olanak tanınmadan yazılı biçimde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davalı … YÖNETİMİ’nden alınarak davacı davacı …’e verilmesine 13/05/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.