Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14983 E. 2008/1781 K. 07.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14983
KARAR NO : 2008/1781
KARAR TARİHİ : 07.02.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : … … VE ARK.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 110 ada 94 parsel sayılı 8751.03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 3303 Sayılı Yasa gereğince şerh verilerek belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) harfili 917.75 m2’lik bölümün yüzölçümünün iptaline, bu yüzölçümünün 110 ada 436 parsel sayılı taşınmaza eklenerek orman niteliği ile Hazine adını tesciline, (B) harfli 7833.28 m27lik bölümün ise davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından (B) harfli bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1976 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 2000 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman bilirkişi, raporunda: çekişmeli taşınmazın yörede 1976 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmalarında kısmen tahdit dışında kısmen de tahdit içinde kaldığını ve kadastro paftası ile orman tahdit haritasının ölçeklerini eşitleyerek taşınmazın konumunu belirlediğini açıklamakta ise de çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunu 2000 yılına ilişkin aplikasyon haritası üzerinde işaretleyerek gösterdiği anlaşılmaktadır. Aynı köyde başka bir taşınmaza yönelik aynı iddia ile Orman Yönetimi tarafından açılan başka bir dosyada yerel mahkemece verilen hükmün temyizen incelenmesi Dairemizin 2007/2845 E sayılı dosyasında yapılmış olup yörede 2000 yılında 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan bir aplikasyon ve 2/B madde çalışmasının da bulunduğu sözkonusu dosyadan saptanmış olup, bu çalışma açılan bu dava nedeni ile kesinleşmemiştir. Uzman orman bilirkişisi tarafından çekişmeli taşınmazın 1976 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro harita ve tutanaklarına göre konumu belirlenmediği gibi dosya içinde 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmasına ilişkin orman tahdit haritası da bulunmamaktadır. Bundan ayrı; olarak asıl olan uzman … ve orman bilirkişilerinin orman tahdit harita ve tutanaklarını birlikte uygulayarak müşterek rapor düzenlemeleridir. Oysa, dosyadaki uzman bilirkişiler ayrı ayrı olarak orman tahdit hattını gösteren krokiler düzenlemişlerdir.

-2-
2007/14983-2008/1781

Bu nedenle; mahkemece, öncelikle yörede 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile 2000 yılında 3402 sayılı yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışmasına ilişkin orman tahdit haritası, işe başlama, askı ilan ve çalışma tutanaklarının getirtilip dosyaya konulması, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre,1976 yılında yapılan orman kadastrosu, 2000 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, hükmün sadece Orman Yönetimi tarafından B harfli bölüme yönelik olarak temyiz edildiği ve A harfli bölüme ilişkin olarak usuli kazanılmış hak oluştuğu göz önüne alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 07/02/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.