YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4678
KARAR NO : 2009/7963
KARAR TARİHİ : 12.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan davacılar … ve arkadaşları ile … ve … ve davalı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, Büyükyayla Köyü 113 ada 449 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği, ancak miras bırakanlarına ait Mayıs 1336 tarih 49, 52 ve 57 nolu tapu kapsamında kaldığını ileri sürerek, 449 parselin tapu kaydının iptalini ve mirasçılar adlarına tescilini istemiş, … ve arkadaşları tapu kaydı ve miras paylarına, … tapu kaydına dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece davacı … ve katılan davacı … ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne, katılan … ‘ın davasının reddine, 29.05.2006 tarihli … bilirkişi raporunda [(A=8843.14 m2), (B=8337.75 m2), (C=9643.80 m2), (D=5000 m2), (E=4593 m2)] ile işaretli bölümlerin davacı ve katılan … ve arkadaşları adına, kalan geri kalan (F, G, H, E1, D1) ile işaretli bölümlerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı …, katılan … ve arkadaşları, davalı … Yönetimi ve katılan … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle,Yargıtay 20. hukuk dairesinin07/03/2007 gün ve2007/2051 – 2860 sayılı kararıyla,( Mahkemece, davacıların dayandığı Mayıs 1336 tarih 49 ve 52 nolu, 1307 tarih 9 nolu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uyduğu, katılan … ‘ın dayandığı Ocak 1956 tarih 32 nolu kaydın uymadığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuşsa da, yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, hükme esas alınan 29.05.2006 tarihli … bilirkişi raporuna ekli krokide, dayanılan tapu kaydının sınırları keşfi izlemeye elverişli ve ayrıntılı olarak gösterilmediği gibi, taraflarla kayıt malikleri olarak görünen … …, …, Binali, … ve … arasındaki mirasçılık bağı da belirlenmediği,yine hükme esas alınan Uzman Bilirkişi … … tarafından hazırlanan rapora ekli memleket haritasında, çekişmeli taşınmazların kadastro paftasındaki yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde irtibat kurulmaksızın işaretlendiği, sözü edilen eksikliklerin giderilmesi Dairenin 05.12.2006 tarihli geri çevirme kararı ile istenilmesine rağmen, geri çevirme kararının gerekleri de yerine getirilmediği,bundan ayrı olarak; davacılarla ortak miras bırakandan geldiklerini iddia eden katılanlar çekişmeli taşınmazlar hakkında Kadastro Mahkemesinde 1999/41 Esas numaralı dava görüldüğünü bildirmelerine rağmen, mahkemece bu dosya getirtilerek çekişmeli taşınmazlarla bağlantısı araştırılmadığı nedenleriyle, mahkemece, 05.12.2006 tarihli geri çevirme kararının gereklerinden olarak, öncelikle davacıların kök murislerini gösteren nüfus kayıtları ve mirasçılık
-2- 2009/4678 – 7963
belgeleri getirtilmesi ve bu arada davacılarla müdahillerin arasındaki bağ da belirlenmesi, daha sonra taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye elverişli rapor alınması, taşınmazlarla bağlantılı olduğu bildirilen Kadastro Mahkemesinin 1999/41 sayılı dosyası bulunduğu yerden getirtilerek incelenmesi, komşu 251, 252, 253, 254, 266 ve 267 parsellere ait kadastro tesbit tutanakları ve varsa dayanakları getirtilerek, çekişmeli taşınmaz yönünün ne şekilde gösterildiğinin araştırılması, 05.12.2006 günlü geri çevirme kararının 1 nolu bendinde açıklandığı şekilde hazırlattırılacak rapora göre çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşıldığı takdirde, dayanılan tapu kayıtlarının taşınmazlara ait olup olmadığı ve taraflarla ilgisi de kesin olarak belirlendikten sonra elde edilen tüm deliller ışığında karar verilmesi,kabule göre de; katılan … ’ın yagılama sırasında 11.09.2004 tarihinde vefat ettiği halde, Çayırlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/129-126 sayılı veraset kararında belirtilen mirasçılardan …, …, … ve … … davaya dahil edilmediği, bu mirasçılara tebligat yapılmadığı ve kararda … mirasçıları vekili olarak belirtilen Av…. … ve Av….’e verilmiş vekaletnameleri de dosyada bulunmadığı gözlenmiş olup,bu mirasçıların usulüne uygun olarak davaya dahil edilmesi,ayrıca, 113 ada 449 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğuna göre, davanın kabul edilen bölümleri dışında kalan bölümlerinin tapuda 449 parsel olarak Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, F, G. H, E1 ve D1 harfleriyle gösterilen bölümlerin mükerrer sicil oluşturacak şekilde Hazine adına tesciline şeklinde hüküm kurulması da isabetsiz) olduğu nedenleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kısmen KABUL ile kısmen REDDİNE,1-Erzincan İli,Çayırlı İlçesi ,Büyükyayla Köyü 113 ada 449 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile,bulunduğu adanın en son parsel numarası verilmek suretiyle; Kadastro … bilirkişi … tarafından tanzim edilen 26.12.2008 tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide A ile gösterilen 8843,14m2 yüzölçümündeki bölümün 1/3’ünün … oğlu 1933 doğumlu …,1/3’ünün Binali oğlu 1938 doğumlu …, 1/3’ünün … oğlu 1944 doğumlu … adlarına TESCİLİNE, B ile gösterilen 8337,75m2 yüzölçümündeki bölümün … oğlu … adına TESCİLİNE, C ile gösterilen 9643,80m2 yüzölçümündeki bölümün … oğlu 1970 doğumlu … adına TESCİLİNE, D1 ile gösterilen 5000,00m2 yüzölçümündeki bölümün 1/3’ünün … oğlu 1933 doğumlu …,1/3’ünün Binali oğlu 1938 doğumlu …,1/3’ünün … oğlu 1944 doğumlu … adlarına TESCİLİNE, E1 harfi ile gösterilen 4593,00m2 yüzölçümlü yerin 1/2’sinin … oğlu 1947 doğumlu …,1/2’sinin … oğlu … adlarına TESCİLİNE, K1 ile ve sınırları mavi kalem ile boyanarak gösterilen 5000,00m2 yüzölçümündeki bölümün 2/3’ünün … oğlu …, 1/3’ünün … oğlu 1970 doğumlu … adlarına TESCİLİNE,davacı ile müdahillerin geri kalan istemlerinin REDDİNE,Kadastro … bilirkişi … tarafından tanzim edilen 26.12.2008 tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide D2(24418,44m2),E2(35396,57m2) ve K2(20974,74m2) ile gösterilen bölümler ile parselin dava edilmeyen bölümlerinin, aynı ada (113) ve parsel numarası (449) ile tespit gibi orman niteliği ile hazine üzerinde bırakılmasına,Katılan … mirasçılarının davası ispatlanamadığından REDDİNE karar verilmiş, hüküm katılan davacılar … VE ARKADAŞLARI ile … ve … VE davalı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 13.11.1999 tarihinde kesinleşmiş, 449 sayılı parsel 540.750 m2 olarak orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
A-) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davaya konu 113 ada 449 parsel sayılı taşınmazın kadastro … bilirkişi … tarafından tanzim edilen
-3- 2009/4678 – 7963
26.12.2008 tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide D2(24418,44m2),E2(35396,57m2) ve K2(20974,74m2) ile gösterilen bölümlerinin, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanmaya elverişli taşınmaz niteliğinde olmadığı ve kişiler yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde yazılı şartların oluşmadığından yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, katılan davacılar … ve arkadaşları ile katılan davacılar … ve …’nın temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
B-)Davalı … Yönetiminin davaya konu 113 ada 449 parsel sayılı taşınmazın Kadastro … bilirkişi … tarafından tanzim edilen 26.12.2008 tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide A ile gösterilen 8843,14m2, B ile gösterilen 8337,75m2, C ile gösterilen 9643,80 m2, D1 ile gösterilen 5000,00 m2, E1 harfi ile gösterilen 4593,00m2, K1 ile ve sınırları mavi kalem ile boyanarak gösterilen 5000,00 m2 yüzölçümündeki bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
1-)Öncelikle davaya konu 113 adad 449 sayılı parselin niteliğinin orman ,malikinin de hazine olduğu nedeniyle hazine davada yasal hasım olup davada yer alması gerekmekle davaya dahil edilmek suretiyle taraf oluşturulmalıdır.
2-)Diğer yandan mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; … ve arkadaşları adına tescil edilen krokide A ile gösterilen 8843,14m2 yüzölçümündeki taşınmaza, 5 dönüm miktarlı Mayıs 1336 tarih ve 49 sayılı tapu kaydının uyduğu kabul edilmiş ise de tapu kaydının sınırlarının …,… tarlası,yol,ince yol olduğu, … adına tescil edilen krokide B ile gösterilen 8337,75 m2 yüzölçümündeki taşınmaza ve … adına tescil edilen krokide C ile gösterilen 9643,80 m2 yüzölçümündeki taşınmaza 3 dönüm miktarlı K. Evvel 1307 tarih ve 9 sayılı tapu kaydının uyduğu kabul edilmiş ise de tapu kaydının sınırlarının …,…,… olduğu,… ve arkadaşları adına tescil edilen krokide D1 ile gösterilen 5000m2 yüzölçümündeki taşınmaza, 5 dönüm miktarlı Mayıs 1336 tarih ve 52 sayılı tapu kaydının uyduğu kabul edilmiş ise de tapu kaydının sınırlarının …,sivri taş ve yamaç,Memet tarlası ve … olduğu, … ve arkadaşları adına tescil edilen krokide E1 ile gösterilen 4593 m2 yüzölçümündeki taşınmaza, 5 dönüm miktarlı (geldisi mayıs 1336 tarih 38 sayılı) 3/5/1988 tarih ve 4 sayılı tapu kaydının uyduğu kabul edilmiş ise de tapu kaydının sınırlarının … … ve …, kendi tarlaları ve … olduğu, … ve arkadaşları adına tescil edilen krokide K1 ile gösterilen 5000 m2 yüzölçümündeki taşınmaza, 5 dönüm miktarlı mayıs 1336 tarih 57 sayılı tapu kaydının uyduğu kabul edilmiş ise de tapu kaydının sınırlarının … … … ve Memet tarlası, sırt, … ve Memet … olduğu, uygulanan bu tapu kayıtlarının açık yön bırakmaksızın tüm hudutlarının zeminde bulunmadığı gibi kişiler adına tescil edilen A, B, D1, E1 ve K1 taşınmazlarının ortak hudutlarının neresi olduğu gösterilmeden ve tapuların birbiri ile irtibatlı ve sınırları denetlenerek uygulama yapılması gerektiği, zeminde birbirine bitişik ve hudutları itibarıyla değişir ve genişletilebilir nitelikte hudut içerdiklerinden miktarıyla geçerli kayıt oldukları, yine tapu kayıt miktar fazlası taşınmazlar yönünden ise, kişiler yanarına kazandırıcı
zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı yolunda yapılan incelemenin de yeterli olmadığı gözlenmiş olup eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle mahkemece öncelikle davacı kişilerin dayandığı 3 dönüm miktarlı K. Evvel 1307 tarih ve 9 sayılı, 5 dönüm miktarlı Mayıs 1336 tarih ve 49 sayılı, 5 dönüm miktarlı Mayıs 1336 tarih ve 52 sayılı, 5 dönüm miktarlı (geldisi mayıs 1336 tarih 38 sayılı)3/5/1988 tarih ve 4 sayılı, 5 dönüm miktarlı mayıs 1336 tarih 57 sayılı tapu kayıtları ile komşu taşınmaza revizyon gören, kayıtlar var ise ilk oluşumundan itibarın tüm gittileri ile birlikte,ifraz görmüş ise dayanağı harita ve krokilerinin,kadastro sırasında revizyon gördüğü parsel ya da parseller var ise bunlara ilişkin kadastro tutanakları ile kesinleşmiş ise tapu kayıtları komşu parsel tutanak ve dayanakları tapu sicil ve kadastro müdürlüğünden getirtilerek dosyaya eklenmelidir.
-4- 2009/4678 – 7963
Dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra yeteri kadar … bilirkişisi ile yerel bilirkişi aracılığıyla yapılacak keşifte,davacıların dayandıkları tapu kayıtları ve komşu parsellerin tespit dayanağı tapu kayıtları, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ,21ve 32/3 maddeleri gereğince ,tapuların ,biribiri ile irtibatlı ve ortak sınırları ile … parsellerin dayanakları ile denetlenerek , sabit sınırdan başlamak suretiyle yöntemince uygulatılmalı, dayanak tapu kayıtlardan revizyon görüp de hakkında dava açılmadan kesinleşen parsellerin yüzölçümleri de dahil edilerek uygulanan tapu kayıtlarının krokisi var ise kroki çapına itibar edilmeli, yok ise yada krokinin uygulanma kabiliyeti yok ise, yüzölçümü kadar kapsamı belirlenmesi,kapsam belirlenirken, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinin, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermeyeceği gözetilerek orman içi boşluk oluşturulmayacak biçimde uygulama yapılmalıdır.
Tapu kayıtlarının uymadığı veya tapu miktar fazlası olan taşınmazlar yönünden ise, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir
Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Bu nedenle,dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve
-5- 2009/4678 – 7963
memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) Orman sayılan yerlerden veya 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi,
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
3) İl, İlçe ve kasabaların … veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasa 17. md. ikinci paragraf, 2981 Sayılı Yasa Geçici Madde – 2 Son paragraf),
4) Tescil davalarında, davanın açıldığı; kadastro tesbitine itiraz davalarında ise kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında yazılı,
a) 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilmiş orman,
b) 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış orman,
c) 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yer,
d) Aynı Yasanın 13. maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yer,
e) Aynı Yasanın 24. maddesine göre kamulaştırılan ya da diğer suretle orman yetiştirmek üzere kamulaştırılan yer,
f) Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yer,
g) Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman,
h) Maliye Bakanlığınca orman olarak tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış saha,
j) Orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan Hazine davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı).
-6- 2009/4678 – 7963
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca;
a) Taşınmazın eski ve … niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı,
b) Keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı,
c) Davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmelidir.
3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın … ya da … … arazisi olup olmadığı konusunda (5403 Sayılı Yasanın 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, … … arazisi: … yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1-Yukarıda (A) bendinde açıklanan nedenlerle; katılan davacılar … ve arkadaşları ile katılan davacılar … ve …’nın temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-(B) bendinde açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 12/05/2009 günü oybirliği ile karar verildi.