Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7957 E. 2023/956 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7957
KARAR NO : 2023/956
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2021/290 Esas, 2021/562 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası, ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereği mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2022/223 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin, sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.07.2022 tarihinde tanzim olunan ve sanık bakımından bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanığın cezai ehliyetinin olmadığına,
2. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

B. Sanığın temyiz sebepleri
1. Cezai ehliyetinin olmadığına,

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktul arasında önceye dayalı uyuşmazlık bulunduğu, maktulün sanığın ev arkadaşı tanık …’i dövmesi üzerine sanığın maktulü arayarak görüşmek istediğini bildirdiği, sanığın yanında tanık … ile birlikte buluşma yerine giderek araçtan iner inmez tanık …’in beyanıyla önce maktule kafa attığı, ardından silahını çıkarıp dört kez ateş ederek kasten öldürdüğünün kabulü ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 29.03.2021 tarihli Otopsi Raporu dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Haksız Tahrik Yönünden
Sanığın arkdaşı tanık …’in sanık tarafından dövülmesi ve önceye dayalı anlaşmazlıkları nedeniyle maktulü olay yerine çağırıp bir şey demeden önce kafa atıp silahla dört el ateş ederek öldürdüğü, sanığın basit tıbbi müdahale ile kafa bölgesinden yaralı olduğu belirtilmiş ise de tanık anlatımı ile uyumlu olarak bu yaralanmanın sanığın kendi eylemi neticesinde meydana geldiği olayda maktulden kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Takdirî İndirim Hükümleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece sanığın adli sicil kaydı, sosyal ilişkileri ve verilen cezanın ıslah edici etkisi nedeniyle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi karşısında Mahkemenin takdirinin dava dosyası kapsamına uygun şekillendiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanığın Cezaî Ehliyeti Yönünden
Sanığın temyiz dilekçesinde, cezai ehliyetinin bulunmadığını ileri sürdüğü ve kendisine “antisosyal kişilik bozukluğu” teşhisi konduğuna dair Askeri Hastanece düzenlenen 10.01.2012 tarihli sağlık askerliğe elverişli olmadığına dair raporunu sunması karşısında, sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin Askeri Hastanece düzenlenen 10.01.2012 tarihli rapor ve dosya örneği ile Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinden müşahede altına alınarak rapor aldırılması, ardından sanığın tüm tedavi belgeleri ve dava dosyası ile birlikte Adli Tıp 4. İhtisas Kuruluna sevk edilerek rapor aldırılması, raporlar arasında çelişki olması halinde Adli Tıp Üst Kurulundan suç tarihi itibariyle ve halen akıl hastalığı olup olmadığı ve cezai ehliyeti konusunda 5237 sayılı Kanun’un 32 inci maddesi kapsamında rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (C) bendinde cezaî ehliyete yönelik açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2022/223 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.