YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7618
KARAR NO : 2023/253
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davalı … hakkında davanın reddine, davalı banka hakkında kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar vekili, davalı vekili ve ferî müdahil Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.11.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.’nin … Şubesi’ne 5.850,00 TL yatırdığını; ancak banka personeli tarafından müvekkilinin parasının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. hesabına aktarıldığının öğrenildiğini, Yurtbank A.Ş.’nin TMSF’ye devredildiğini ve müvekkilinin parasını geri alamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.850,00 TL ana para, 9.953,19 TL akdi faiz ve 2.000,00 TL paranın değer kaybı olmak üzere toplam 17.803,19 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davacı mevduatından davalı bankanın sorumlu olmadığını, husumetin TMSF’ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 15.07.2004 tarihli ve 2002/107 E., 2004/297 K. sayılı karar ile erken açılan davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili ve ferî müdahil TMSF vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 29.05.2017 tarihli ve 2016/9681 E., 2017/3105 K. sayılı kararıyla davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nın 53 üncü maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 41 inci, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin son fıkrası ve 336 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının mevduatının iradesi sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı, bu hususun ceza mahkemesi kararı ve Yargıtay kararları ile sabit olduğu gerekçesiyle davalı İNG Bank A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 5.850,00 TL’nin dava tarihi olan 23.01.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İNG Bank A.Ş.’den tahsili ile davacılara miras payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin ve davalı … hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı vekili ve ferî müdahil TMSF vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada husumetin TMSF’ye yöneltilmesi gerektiğini, davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, mahkeme hükmünün maddi gerekçeler, eksik ve hatalı bilirkişi incelemeleri, faiz hesap hatası, sorumlulukların tevcihinde ciddi hatalar bulunması nedeniyle bozulması gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
3. Ferî müdahil TMSF vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kendi iradesi ile parasının off shore hesabına aktarıldığını, davacının müterafik kusurunun ve iyiniyetinin tartışılmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının bankaya yatırdığı ve off shore hesabına aktarılan mevduatının iadesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 818 sayılı Kanun’un 41 inci, 55 inci ve 60 ncı maddeleri, 6762 sayılı Kanun’un 321 inci ve 336 ncı maddeleri
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu (YİBHGK), 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamına göre karar verilmesine, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve YİBHGK’nun 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararı çerçevesinde davanın zamanaşımı süresinde açıldığının anlaşılmasına göre davalı vekilin ve ferî müdahil vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece davacının dava dilekçesinde faiz türünü belirtmediği ve %81 faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle paranın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde %81 faiz talep ettiğini belirtmiş ve ayrıca paranın yatırılma tarihi ile dava tarihi arasındaki %81 oranına göre hesapladığı faizi müddeâbih haline getirmiştir. Davacılar vekili bilirkişi raporuna karşı sunduğu beyan dilekçesinde ve 10.09.2020 tarihli duruşmada ise paranın reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme kararında da belirtildiği üzere davalı bankanın eylemi haksız fiil kabul edildiği için davacının paranın off-shore bankasına yatırıldığı tarih yani haksız fiil tarihinden itibaren faiz talep etme hakkı bulunmaktadır. Nitekim davacı bu talebini müddeabih haline de getirmiştir. Davacı dava dilekçesinde %81 faiz talep etmiş olup dava tarihi itibarıyla avans faiz oranı % 70, reeskont faiz oranı da % 60 ‘tır. Davacının %81 faiz talep ettiği dikkate alındığında çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince davacının duruşmada talebini reeskont faizi şeklinde daralttığı dikkate alınarak paranın off-shore hesabına aktarıldığı tarihten dava tarihine kadar reeskont faizi hesaplanılıp bu miktarın kabulüne karar verilmesi ve dava tarihinden itibaren de ana paranın değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı gerekçe ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
1.Davalı banka vekilinin ve ferî müdahil TMSF vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri hâlinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Ferî müdahilden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.