Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/502 E. 2023/792 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/502
KARAR NO : 2023/792
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun reddine, davalının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yüklenici sıfatıyla yaptığı Ada Konakları Konut Sitesinin tüm elektrik işlerini yapması hususunda davalı şirketle barter anlaşması yaptığını, yapılan anlaşmaya göre 200.000,00 TL bedelli C blok 5 nolu daireyi davalıya devredecek ve bununla birlikte bir kısımda ödeme yapacağını, C blok 5 nolu taşınmazın devri konusunda da 15/10/2014 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin devrettiği daire bedelinin ve ayrıca yapılan ödemelerin, davalı tarafından yapılan elektrik tesisat işlerinin ederinden daha fazla olduğunun tespit edildiğini, fazladan ödemenin davalı tarafın düzenlediği faturaları cari hesaba işlediğinde tespit edebildiğini, fazla ödemenin iadesi için devredilen dairenin bedeline ilişkin fatura kesilerek takibe geçildiğini, davalının haksız itiraz ettiğini belirterek; başlatılan icra takibine davalı itirazlarının iptalini ve takibin devamına, % 20′ den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya dayanak yaptığı faturanın işin bitiminden ve iş karşılığı olarak devredilen gayrimenkulün devrinden 7 günü aşan çok uzun bir süre sonra düzenlendiğinden kanunen düzenlenmemiş hükmünde olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını savunarak; davacının haksız davasının reddi ile % 20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki raporlardaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla talimat yoluyla alınan 20/11/2020 tarihli rapora göre davalının yapmış olduğu elektrik işlerinin toplam bedelinin 455.027,99 TL olduğu, davacının davalıya yapmış olduğu ödemelerin toplamının 299.192,00 TL olduğu, davacının davalıya devretmiş olduğu taşınmaz değerinin 207.500,00 Tl olarak değerlendirildiği, bu durumda davacının toplam ödemesinin 506.692,00 TL olduğu ve davalının yaptığı işlerin bedeli düşüldüğünde 51.664,01 TL davalının borcu kaldığı anlaşıldığından 51.664,01 TL asıl alacak yönünden takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin, raporlara yaptıkları itirazlar değerlendirilmeye alınmaksızın, alınan son rapor doğrultusunda kısmi kabul, kısmi ret şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin bilirkişi raporlarına karşı beyanlarını ve itirazlarını dikkate almayarak hatalı düzenlenen bilirkişi raporunu hükme esas almasının doğru olmadığını, ayrıca taraflarına hükmetmiş olduğu vekâlet ücretinde maddi hataya düştüğünü, zira davaya konu icra takibinin 203.801,40-TL üzerinden açıldığını, yerel mahkemece kabul edilen tutarın ise 51.664,01-TL olduğunu, yerel mahkemenin A.A.Ü.T.’ye göre takdir ettiği vekâlet ücretini reddedilen tutar olan 152.137,39-TL üzerinden yapmadığını ileri sürerek; izah ettikleri nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki taşınmaz devir borcunu içeren sözleşme ile eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu sabit olduğundan, sözleşmede iş bedeli olarak belirtilen daire değerlerinin tarafları bağladığı, keşif sonucu belirlenen elektrik tesisat toplam iş bedelinin 456.312,60 TL olup, devredilen 1 adet dairenin sözleşmedeki baz alınan değer olan 200.000+KDV ile 299.192 TL ticari defterlere göre yapılan nakit ödeme toplamı düşüldüğünde davacı yüklenicinin 44.879,40 TL fazla ödeme yaptığının anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin sözleşmede belirtilen dairelerin baz alınan değerlerini hesaplama şekline davalının istinafı yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı tarafın istinaf talebinin reddine, davalı tarafın istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile 44.879,40 TL asıl alacak ve işlemiş yasal faizi üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı yüklenici vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi ilişkisine dayalı fazla ödenen iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali talebine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470. vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Taraflar arasında imzalanan 15/10/2014 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesinin 3. madde hükmünde; belirtilen 5 nolu dairenin KDV hariç 200.000 TL satım bedelinin tamamı konut inşaatındaki, elektrik tesisatı işlerinin alıcı tarafından yapılarak iş karşılığında ödeneceği, işlerin sonunda yapılacak kesin hesap itibari ile bakiye bedel kalır ise alıcı tarafından satıcının hesabına nakit olarak ödeneceği konusunda anlaşıldığı, ödemenin 1 adet daire karşılığı ve bakiye bedel ödemesi ile barter olarak yapılacağı kararlaştırılmıştır.

3. 03.10.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; imalat bedeli diğer alınan bilirkişi raporlarına taraf itirazlarını değerlendirilerek belirlenmiş ve fatura kesilen imalatlar için bu faturadaki birim fiyatlar , fatura kesilmeyen işler için ise piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılarak 456.312,60 TL olarak bulunmuş, ilk derece mahkemesince imalat bedelinden taraf defterlerine göre 299.192,00 TL ihtilafsız ödeme ile devredilen taşınmazın devir tarihindeki değerinin mahsubuyla 51.664,01 TL fazla ödeme bulunarak bu bedel yönünden takibin iptaline karar verilmiş, taraf vekillerinin istinafı üzerine istinaf mahkemesi, kök rapordaki imalat bedelinden 299.192,00 TL ihtilafsız ödeme ile sözleşmede belirlenen taşınmaz bedeli 202.000,00 TL nin mahsubuyla 44.879,00 TL fazla ödeme için takibin iptaline karar vermiştir.

4. Dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; taşınmaz devir borcunu içeren sözleşme ile taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup; sözleşmenin “Satış Bedeli ve Ödeme Şekli” başlıklı 3. Madde hükmüne göre iş bedeli olarak belirtilen daire bedeli tarafları bağlayacağından, istinaf mahkemesince imalat bedelinden, ihtilafsız ödeme ile sözleşmede belirtilen daire bedelinin mahsubu suretiyle hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir.

5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.