YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9162
KARAR NO : 2008/12265
KARAR TARİHİ : 07.10.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 151 ada 49 parsel sayılı 1407.49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1107.89 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine; (B) ile işaretli 299.60 m2’lik bölümünün tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman kadastrosu yapılmıştır.
Mahkeme tarafından yörede orman kadastrosu bulunup bulunmadığı Boyabat Orman İşletme Müdürlüğünden sorulmuş, gönderilen cevap yazısında çekişmeli taşınmazın yer aldığı … Köyünde 3402 Sayılı Yasayı değiştiren 5304 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosunun yapıldığı, ancak çekişmeli parseli ilgilendiren orman tahdit sınırının hatalı olması nedeniyle Orman İşletme Müdürlüğü tarafından askı süresi içinde Boyabat Kadastro Mahkemesinde orman tahdidine itiraz davası açıldığı, bu nedenle çekişmeli taşınmazla ilgili orman sınırının kesinleşmemiş olduğu, açılan davaların Kadastro Mahkemesinin 2006/71 Esas sayılı dava dosyasında devam etmekte olduğu bildirilmiştir. Yazıya ekli krokilerde itirazlı orman sınır hatları da gösterilmiştir. Ancak kadastro komisyonunca yerin itirazlı olduğu gözetilerek, malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tutanağının düzenlenmesi gerekirken davalı adına tutanak düzenlenmesi üzerine temyize konu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkeme orman kadastrosunun kesinleşmemiş olduğunu gözetip memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarını uygulamak suretiyle hüküm kurmuşsa da aynı yerle ilgili olarak bir diğer davanın bulunması halinde birisinde verilen kararın diğerini etkileyeceği ve birbirinden farklı kararlar çıkma olasılığının dahi bulunduğu düşünülmelidir. Mahkemece temyize konu dava dosyası ile esas numarası bildirilen orman kadastrosuna itiraz davasının aynı yerle ilgili olup olmadığı ve H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi gereğince birleştirilmelerinin gerekip gerekmediği kesin biçimde belirlenmemiştir. Bu nedenle öncelikle Orman Yönetimi tarafından ilgisi bildirilen orman kadastrosuna itiraz dosyasının getirtilmesi, bunun haricinde bir başka dosyada daha davalı olup olmadığının araştırılması, dosyanın yeniden rapor düzenleyen fen ve orman bilirkişilerine verilerek hangi orman sınır hattına komşu olduğunun, orman kadastrosuna itiraz dosyalarında da davaya konu olup olmadığının belirlenmesi, taşınmazın bulunduğu yeri geniş çevresi ile birlikte gösterir kadastro pafta örneği ile kesinleşmeyen tahdide ait haritanın ölçeklerinin denkleştirilmesinden sonra orman tahdit hattı ile irtibatını gösterir rapor ve kroki düzenlettirilmesi, sonucuna göre eğer orman tahdidine itiraz davasına konu olan yerler kapsamında ise H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi hükmü gereğince dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilmesi gereklidir. Yapılacak araştırma sonucunda tahdide itiraz davasına konu olmadığının anlaşılması halinde ise toplanan deliller doğrultusunda hüküm kurulmalıdır. Değinilen yönler göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.