YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15375
KARAR NO : 2008/1560
KARAR TARİHİ : 04.02.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.02.2007 tarih 2007/603-2364 sayılı bozma kararında özetle: “Taşınmazın bulunduğu yerde 6831 Sayılı Orman Yasası hükümleri uyarınca halen orman kadastrosu çalışmaları yapılmadığı 1975 yılında yapılan genel kadastroda o tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman olarak tesbit harici bırakıldığına göre, davalı taşınmazın orman kadastrosu yapılıp kesinleşeceği güne kadar orman olarak kabulü gerekir (H.G.K.nun 24/10/2001 tarih 2001/8-964, 2001/751 Ek ve 12/05/2004 tarih ve 2004/8-242, 2004/292 Ek.). Açıklanan nedenlerle, davalı taşınmaz halen orman sayıldığından, sürdürülen zilyetliğe değer verilmesi mümkün değildir. 3402 Sayılı Yasanın 18/2 maddesi gereğince, ormanlar zilyetlikle kazanılamaz. O halde, davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastro işlemi 1975 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/02/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.