Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/2965 E. 2009/4143 K. 12.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2965
KARAR NO : 2009/4143
KARAR TARİHİ : 12.03.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, ….., Köyü 322 parsel sayılı 2000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, yörede yapılan ve 04/03/1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığını belirterek, parselin tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davalı kişi adına olan tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 04/03/1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1978 yılında yapılan arazi kadastrosu bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmazın tapu kütüğüne 17.04.1995 tarihinde orman sınırları içinde kaldığına ilişkin şerh konulmuş, davalı taşınmazın orman sınırı içinde kaldığı konusundaki şerhi görerek 12.02.1996 tarihinde satın almıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. Maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı … Genel Müdürlüğü; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun 1993 yılında kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, kaldı ki; taşınmazın tapu kaydı üzerine 17.04.1995 tarihinde orman sınırları içinde kaldığı konusunda şerh konulduğu ve davalının bu şerhi görerek ve bilerek 12.02.1996 tarihinde taşınmazı satın aldığı, bu nedenle iyi niyet iddiasında bulunamayacağı, davalının satış bedelini bu yeri kendisine satan kişiden sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği göz önünde bulundurularak kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesi 12.3.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.