Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11700 E. 2009/15501 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11700
KARAR NO : 2009/15501
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ile müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 222 ada 8 parsel sayılı 3920.53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 22.04.1950 tarih 37 nolu tapu kaydı ile 1/4′ … hissesi ayrı ayrı davalılar adına, 2/4 hissesi ise davacıların murisi adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, ayrı ayrı olarak açtıkları davalarda çekişmeli taşınmazın sadece kendilerine ait olduğunu iddia etmişlerdir. Müdahil Orman Yönetiminin ise, çekişmeli taşınmazın kesinleşen kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davacı gerçek kişilerin davasının reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın (A) harfli 3669.21 m2 bölümünün tesbit gibi davalılar ile davacıların murisi adına, (B) harfli 251.32 m2 bölümünün ise, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler ile müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 21.05.1992 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.01.2007 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen 4999 Sayılı Yasanın 9. Maddesi gereğince yüzölçümü ile fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılmıştır.
1) Davacıların temyiz itirazları yönünden :
Toplanan deliller, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından yöreye ilişkin mülki yarı yarıya sözleşmesi ( örf ve adeti ) gereğince mülk sahibinin imar ihyası yapılmamış taşınmazı ortakçıya vermesi halinde ortakçının bu taşınmaz üzerinde teraslamalar yaptığı, ağaçlar diktiği, tarıma elverişli hale getirdiği ve sonra da elde edilen ürünleri mülk sahibi ile paylaştığı,mahsulün yarısını mülk sahibine verdiği,çekişmeli taşınmazların öncesinde davacıların dedesi olan … …’e ait olduğu daha sonra ise … …’in damadı ve davalıların babaları olan … …’e mülki yarı yarıya sözleşmesi ile verildiği, bir kısım ağaçların … tarafından,bir kısım ağaçların … tarafından ekilip dikildiği,üzerindeki teraslamaların … tarafından yapıldığı, halen elde edilen mahsüllerin, ürünlerin yarısının davalılar tarafından davacıların murisi … …’e verilmekte iken ölümü ile davacılara bu şekilde ürün verilmesinin devam ettiği anlaşılmakla mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden:
Mahkemece kurulan hüküm doğru değildir. Zira hükme esas alınan uzman orman ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda Orman Yönetimi tarafından dosya içine gönderilen orman tahdit haritasında 191 nolu orman tahdit noktasının hatalı yere konulduğu, bu noktanın yerinin çalışma tutanağındaki tarife uymadığı, 190, 191, 192 nolu tahdit noktalarının yerlerinin doğru olarak tesbit edildiğini ve buna göre (A) harfli 3669.21 m2 bölümün orman sınırları dışında kaldığını, (B) harfli 251.32 m2 bölümün orman sınırları içinde kaldığını açıklayarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunu göstermişlerdir. Dosya içindeki çalışma tutanağında ‘ …sağ taraf Devlet Ormanı, sol taraf köy yerleşim yeri olmak üzere sırttaki elektrik direğinin yaklaşık 30 metre kuzeyine geldiği saptanarak buradaki yerli … üzerine 190 nolu O.S noktası tesis edildi. Bu noktadan orman sınır hattının kuzey batı yönde düz hatla sağ taraf Devlet Ormanı, sol taraf … intaş, … …, Musluağa Tarlaları olmak üzere Musluağa tarlasının kuzey kenarına geldiği saptanarak buradaki blok … üzerine 191 nolu O.S noktası tesis edildi.” denilmekte olup, dosya kapsamından Musluağa Tarlasının neresi olduğu anlaşılamadığı gibi uzman bilirkişilerce düzenlenen raporda da bu hususta bir açıklama yapılmamıştır. Ayrıca çekişmeli taşınmaza revizyon gören 22.04.1950 tarih 37 nolu tapu kaydının önce Nisan 1341 tarih 2 nolu ve Ocak 1948 tarih 16 nolu tapu kayıtlarının birleştirilmesi sureti ile oluştuğu daha sonra ise ifraz edildiği anlaşıldığından, Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.1949 tarih 252 sayılı kararı ile Nisan 1950 tarih 31 nolu tapu kaydının tapu müsbit evrakları ile dayanağı olan krokinin dosyaya getirtilmediği ve uygulanmadığı da anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle asliye hukuk mahkemesinin 18.07.1949 tarih 252 sayılı mahkeme kararı ile dayanağı olan krokinin ilgili yerlerden istenmesine, çekişmeli taşınmaza revizyon gören 22.04.1950 tarih 37 nolu tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte çıkartılmasının, ayrıca Nisan 1950 tarih 31 nolu tapu kaydının tapu müsbit evraklarının ve dayanağı olan krokinin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden istenerek dosya içine konulması, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, yerel bilirkişi ve tanıklar marifeti ile mahallinde yapılacak keşifte revizyon gören tapu kaydının hudutları sorularak çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli ve dayanağı olan kroki fenni bilirkişiye uygulatılarak uzman bilirkişiden bu hususta rapor ve kroki düzenlemesi istenmeli , toplanacak delillere göre bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 2.bentte açıklanan nedenler ile müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.