YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7240
KARAR NO : 2023/1572
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1987 yılında İstanbul’da kurulduğunu, 1996 yılında fabrikalarının faaliyete geçtiğini, müvekkili Şirket adına 02.05.2014 tarihinde 2014/36733 sayılı “BETACHEMİCAL” ibareli marka başvurusunun yapıldığını, başvurunun ilanı üzerine davalı Şirketin “BETA” asıl unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca 2013/78180 ve 2013/78185 sayılı markalara dayalı itirazın yerinde görülerek başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili Şirketin ticaret unvanının kök unsurunu oluşturan “BETA” ibareli markaların müvekkili adına tescilli bulunduğunu, bu markaları nizasız ve fasılasız şekilde kullanarak ayırt edicilik kazandıklarını, söz konusu marka üzerinde müvekkilinin öncelikli hak sahibi olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müktesep hak oluşmasdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ana markası olan “BETA” markasının ve seri markalarının önüne ya da arkasına gelecek eklerle kullanılmasının müvekkiline maddi ve manevi zarar vereceğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, tescilin kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2014/36733 sayılı davacı marka başvurusu ile “Beta Tea Corner”, “Beta Tea House” ibareli davalı markaları arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 35/01, 02, 03 alt gruplarında yer alan çekişmeli hizmetler bakımından, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının 2014/36733 sayılı marka başvurusu yönünden, önceki markalarından kaynaklanan müktesep hakkının bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu markanın öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu, müvekkili başvurusunun yazılış, tasarlanış biçimi, markada kullanılan renkler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı markaları ile ayniyet/benzerlik bulunmadığını, davalı ile müvekkilinin alanları birbirinden çok farklı olup davalının gıda ürünleri ile ilgili beta markasını kullanırken müvekkilinin profesyonel kişilere yönelik ara kimyevi tutkal ve yapıştırıcılarda kullandığını, gerekçeli kararda her ne kadar bilirkişi raporu esas alınmışsa da söz konusu raporda müktesep hak konusu değerlendirilirken müvekkiline ait sadece 2013/103356 sayılı “betabond” markası üzerinden açıklamalar yapıldığını, müvekkilinin diğer markalarının 36/01, 02, 03 alt gruplarını kapsamadığı gerekçesiyle değerlendirmeye alınmadığını; ancak varılan bu kanaatin hatalı olduğunu, zira bahsi geçen müvekkili markalarının 35. sınıftaki mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “BETACHEMİCAL” ibareli başvuru ile redde mesnet “BETA” asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira başvuruda yer alan “CHEMİCAL” ibaresinin ayırt edicilik taşımadığı ve taraf markalarının asli unsurunu “BETA” ibaresinin oluşturduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.01.2019 tarih, 2017/2624 E., 2019/75 K. sayılı bozma ilamında da “BETACHEM” ibareli marka ile “BETA” asıl unsurlu markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun açıklandığı, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas alınacağından, taraf şirketlerin fiilen ayrı sektörlerde faaliyet göstermelerinin, işbu uyuşmazlık açısından bir etkisinin olmadığı, dava konusu başvuru yönünden davacı yararına müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1987 yılından beri faaliyet gösteren ve markayı belirli bir tanınmışlığa ulaştıran müvekkilinin marka üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, karşılaştırma yapılırken markaların bütün olarak ele alınacağını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tüketici profillerinin işbu markaları karıştırmayacağını, kitlenin bribirinden farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.