YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16222
KARAR NO : 2007/168
KARAR TARİHİ : 16.01.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … vekili ve … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Köyü 191 sayılı parsele ilişkin 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davası sırasında, mahkemece 14.07.1999 gün ve 1998/270-568 sayılı kararla 191 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline, davalıların elatmasının önlenmesine karar verildiği, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.04.2002 gün ve 2002/3848-4512 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği halde, kararın infazı aşamasında, 1/3 pay sahibi … ‘ın hükümde … olarak yazıldığı, 1/3 pay sahibi … ‘ın dava tarihinde ölü olması nedeniyle mirasçıları …, …, …, … ve … ‘a yöneltildiği, ancak kararın hüküm kısmında bu hususta bir karar verilmediği için kararın infaz edilemediğini ileri sürerek … … ve … ‘ın paylarına ilişkin tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline, elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 191 parsel sayılı taşınmazın … ‘a ait 1/3 payı ile diğer davalıların ortak murisi … ‘a ait 1/3 payının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile … mirasçılarından … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 14.04.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi içinde bulunduğu anlaşıldığına, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, dava konusu 191 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescile ve davalıların elatmalarının önlenmesine ilişkin Asliye 6. Hukuk Mahkemesinin 14.07.1999 gün ve 1998/270-1999/568 sayılı kararın … mirasçılarından … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.04.2002 gün ve 2002/3848-4512 sayılı kararı ile “Çekişmeli parselin tesbitine Hazinece itiraz
edildiği, itiraz üzerine … Gezici Arazi Kadastro Hakimliğinin 03.12.1956 gün ve 1953/764-1956/588 sayılı kararı ile tapuya hükmen tescil yapıldığına ilişkin belgeler ibraz edilmişse de, kesinleşen ilamın içeriğinden itirazın orman olgusuna dayandırılmadığı, o davada Orman Yönetiminin yer almadığı, ormana ilişkin olarak da araştırma ve değerlendirme yapılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle anılan ilamın orman olgusu yönünden kesinleşmiş bir hüküm olarak ele alınması olanağı bulunmadığı, toplanan delillerin, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olduğunu ortaya koyduğu, davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gereğine değinilerek” onanarak kesinleştiğine, sözü edilen kararın taraflar yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin delil niteliğinde bulunduğu gibi, Devlet Ormanı olan taşınmazı tapuda her ne şekilde olursa olsun satın alan kişilerin Medeni Yasanın 1023 (eski 931) maddesinde sözü edilen iyi niyet kuralından faydalanamayacağı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 16/01/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.