Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/6712 E. 2008/10030 K. 07.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6712
KARAR NO : 2008/10030
KARAR TARİHİ : 07.07.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 114 ada 4 parsel sayılı 274469,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … niteliği ile belgesizden … adına tesbit edilmiştir. Davacılar, bu taşınmaz içinde kendilerine ait tarlanın kaldığı, bu kısımların tespitinin iptali ile adlarına tescili iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 26.02.2008 tarihli krokide (A)=1228,48 m2’lik kısmının …, (B)=10133,86 m2’lik kısmın …, geri kalan 11363,34 m2’lik kısmın … niteliği ile … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel … alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın … olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Taşınmazın eğiminin yüksek olduğu, memleket haritasındaki konumuna göre bitişik … parseli ile aynı özellikte göründüğü halde, … fotoğrafları incelenmemiş, komşu parsel tutanakları ve varsa dayanak kayıtları getirtilip uygulanmamış, davada … taraf olduğu halde davacı lehine 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca, davalı taşınmazın kadastra tutanağının beyanlar hanesinde krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısmın … alanında kaldığı yazıldığı halde bu kısmın taşınmazın hangi bölümünde kaldığı Kadastra Müdürlüğünden sorularak, kaçıncı derecede … alanında kaldığı ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı konusunda jeolog bilirkişiden rapor alınmamıştır.

… sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin … niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece Devlet Ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece. eski tarihli memleket haritası. … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile 1980’li yıllara ait … fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve … Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek … mühendisieri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi … olan bir yerin üzerindeki … bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi. salt … toprağının … sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı. bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; 1980’li yıllara ait … fotoğrafları incelenerek o tarihlerde ne olarak kullanıldığı saptanmalı, … kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman … bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastra paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, eski tarihli … fotoğrafları incelenerek taşınmazın niteliği net ve kesin biçimde saptanmalı, kesinleşmiş … kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman … bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paflası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra. her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı. bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, mahalli bilirkişi yardımı ile komşu parsellerin tespitine esas alınan dayanak kayıtlar da uygulanarak davalı taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiği araştırılmalı, … parsellerin kesinlcşip kesinleşmediği araştırılarak davalı taşınmazın ormaniçi açıklığı niteliğinde olup olmadığı saptanmalıdır.

Yöreye ait … kararı ile ilgili tüm belgeler ve haritaları getirtilerek yapılacak keşifte, jeolog bilirkişi eliyle zemine uygulanarak, davalı alanların … alanında kalıp kalmadığı, kalıyor ise kaçıncı derece … alanında kaldığı saptanarak; 5663 Sayılı Yasa ile değişik 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükmüne göre birinci ve ikinci derecede … alanı içinde kalan taşınmazların zamanaşımı yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmadığı da gözönünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların … sayılan yerlerden olmadığı ve birinci ve ikinci derecede … alanında da kalmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşif te … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyedikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı. kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … ve … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde … Yönetimine iadesine 07/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.