Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7143 E. 2023/5505 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7143
KARAR NO : 2023/5505
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/269 Esas, 2016/121 Karar
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2015 tarihli ve 2013/34593 Soruşturma, 2015/8325 Esas, 2015/5562 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun (1163 sayılı Kanun) 62 nci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davaları açılmıştır.

2. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/269 Esas, 2016/121 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 1163 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı olmak üzere ayrı ayrı 1.500,00’er Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’un Temyiz Sebepleri
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, suç işleme kastının olmadığı, kısa süreliğine kağıt üzerinde yönetim kurulu üyesi olarak gösterildiği, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmama gerekçesinin hatalı olduğu sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
B. Sanık …’un Temyiz Sebepleri
Kooperatifin önceki yönetim kurulu tarafından defter ve belgelerin kendilerine teslim edilmemesi sebebiyle görevinin gereğini yerine getiremediği, dosyaları teslim etmeyen kişinin önceki yönetim kurulu üyelerinden olan … olduğu, eylemleri nedeniyle herhangi bir zararın oluşmadığı sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
C. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
07.07.2012 tarihinde yönetim kuruluna seçilip 2013 yılı Temmuz ayında yapılan toplantıda üyeliğinin sona erdiği, bu tarihten sonraki dönemler için sorumluluğunun bulunmadığı, huzur hakkı almadığı, 2012 tarihindeki defterlerin usûlünce tutulduğu, kooperatifin herhangi bir zararının olmadığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, bilirkişi raporundaki bazı bölümlerin gerçeği yansıtmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep edip etmediği sorulmadan hakkında hüküm kurulduğu, katılanların, kendisine yönelik suçlamada bulunmadıkları sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Sanıkların kooperatife ait defter ve belgeleri usulüne uygun tutmamaları şeklindeki eylemlerinin 14.02.2011 tarihli ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 65 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Defterlere yazımlar ve diğer gerekli kayıtlar, eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak yapılır” şeklindeki düzenlemeye aykırılık oluşturduğu, bu düzenlemeye aykırılığın yaptırımının, aynı Kanun’un 562 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentlerine göre idari para cezasını gerektirdiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 2 nci maddesindeki düzenleme gereğince karşılığında idari yaptırım uygulanması öngörülen haksızlığın kabahat olduğu, 5326 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca anılan kabahat için 3 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, eylem tarihi ile inceleme günü arasında 3 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/269 Esas, 2016/121 sayılı Kararına yönelik sanıkların temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer nedenlerle, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi gereğince sanıklar hakkında Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.