Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/1734 E. 2009/4501 K. 18.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1734
KARAR NO : 2009/4501
KARAR TARİHİ : 18.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ….., Köyünde 15, 16 ve 18 parsel numarası ile orman olarak tapulama harici bırakılan taşınmazların ormanla ilgisinin bulunmadığını, … yıllardır davacının zilyedliğinde olduğunu bildirerek davacı adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapulama harici bırakılan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1985 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1959 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 1959 yılındaki kadastro sırasında dava dışı gerçek kişiler adına tesbit edilen taşınmazlar hakkında davacı …’ın … 2.Tapulama Mahkemesine açtığı dava sonucu, Mahkemenin 1964/43-1965/339 sayılı kararıyla taşınmazların orman olarak tapulama harici bırakıldığı, bu tür yerlerin orman kadastrosu uygulanması hakkındaki Yönetmeliğin 26/1-g ve 26/2.maddesi gereğince devlet ormanı olarak sınırlandırılması zorunluluğu var ise de, orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılan çalışmada bu zorunluluğa uyulmadığı ve çekişmeli taşınmazların orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı, bundan sonra 1987 yılında davacı tarafından açılan tescil davasının … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/26 sayılı dosyasında verilen kararla orman sınırı dışında bırakılmadan itibaren 20 yıllık sürenin dolmaması nedeniyle reddedildiği, bu dava nedeniyle “nizasız, fasılasız zilyed olma” şartı ortadan kalktığı gibi zamanaşımının da kesildiği ve temyize konu davanın açıldığı, 28/02/2006 günü itibarıyla 3402 Sayılı Yasanın 14.maddesinde yazılı süre ve şartların gerçekleşmediği belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.