Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5724 E. 2023/2654 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5724
KARAR NO : 2023/2654
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, alenen hakaret suçlarını işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/454 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan üç kez 5237 sayılı Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’ un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca tayin edilen hapis cezasının 2 ay süreyle alkol satılan işyerlerine ve kahvehanelere gitmekten men tedbirine çevrilmesine karar verilmiş, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’ un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanıkta hürriyeti tahdit kastı olmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceğine, re’sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın elindeki bıçakla evlerinde misafir olarak bulunan katılanlar …, … ve mağdur …’ yu ölümle tehdit ederek evden çıkmalarına engel olmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği ve olay öncesinde tartıştığı mağdur …’ in eve gelmesi üzerine mağdura karşı balkondan herkesin duyabileceği şekilde ve evin içinde gıyabında sinkaflı sözlerle hakaret edip ailesine zarar vermekle tehdit ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 20.08.2015 tarihli tutanakta; aile içi kavga olayı ihbarı üzerine olay yerine gittiklerini ve kapı önünde kendilerini karşılayan mağdur … ile görüşüldüğünde dayısının ikametine misafirlik için geldiklerini, dayısının oğlu olan sanık … ile dışarıda içki içtiklerini, daha sonradan eve geldiklerinde tartışma çıktığını, sanığın ikamette bulunan ve evden ayrılmak isteyen mağdurları serbest bırakmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 25.08.2015 tarihli ses kaydına ilişkin tutanak dosyada mevcuttur.
4. Tanıklar M.İ., A.Ş. beyanları dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, katılan …’nin sanığın halası olduğu ve olay tarihinde evlerinin tadilatta olması nedeniyle oğlu … ve gelini … ile birlikte sanığın babasına ait evde birlikte kaldıkları, mağdur …’ın sanığın kardeşi olduğu ve trafik kazası geçirmiş olması nedeniyle evde yattığı, mağdur …’nun …’ın kız arkadaşı olup olay günü …’ı ziyarete gelmiş olması nedeniyle evde bulunduğu sırada, sanık …’ın katılan … ile dışarıda alkol aldıkları, aralarında çıkan tartışma sonrası sanığın alkollü vaziyette eve geldiği, eline aldığı bıçak ile katılanlar … ve … ile mağdur …’yu tehdit ederek “bu evden kimse çıkmayacak” diyerek evin kapısını kilitlediği ve herkesin kendi odasına girmesini isteyip odalarından çıkmalarına izin vermeyerek hürriyetlerini kısıtladığı, katılan …’in, eşi ve ailesinin sanık tarafından evde tutulduğunu öğrenmesi üzerine olay yerine geldiği, sanığın balkondan katılan …’e hitaben sinkaflı sözler söyleyip hakaret ettiği ve ailesine zarar vermekle tehdit ettiği, durumu ihbar olan kolluk görevlilerinin müdahalesiyle sanığın eyleminin sonlandığı olayda katılanların ve mağdurların beyanları, sanığın savunmaları, tanık ifadeleri, kolluk tutanakları ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın davaya konu eylemleri gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin, sanıkta hürriyeti tahdit kastı olmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/454 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.