Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/4926 E. 2008/12119 K. 15.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4926
KARAR NO : 2008/12119
KARAR TARİHİ : 15.12.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının kısmi haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, icra takibinde sadece faiz oranına ve tutarına itiraz ettiğini, bunların sözleşmeye aykırı hesaplandığını ve aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının kısmi itirazının kısmen iptaline, takibin itirazsız kısım ile birlikte 3.870.57 YTL üzerinden 1.970.19 asıl alacağa 5464 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01.03.2006 tarihine kadar %133 temerrüt faizi, %5 gider vergisi, 01.03.2006 tarihinden tahsiline kadar 5464 sayılı yasanın 26.maddesi gereğince T.C.Merkez Bankasınca yayınlanan azami akdi ve gecikme faiz oranları üzerinden temerrüt faizi ve %5 gider vergisi yürütülerek ve talepnamedeki diğer koşullarla devamına, fazla istemin reddine ve itirazlı kısım üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizi faiz oranına yöneliktir. Bozmadan önceki hüküm davalı tarafça temyiz edilmediğinden önceki hükümde yer … faiz oranı davalı yönünden kesinleşmiş ve böylece davacı yararına usuli müktesep hak olmuştur. Kaldı ki, dava tarihi itibariyle henüz 5464 sayılı yasa yürürlükte olmayıp, anılan yasa hükümlerinin geçmişe … alacağı konusunda yasal bir düzenlemede bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.