Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5192 E. 2023/3625 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5192
KARAR NO : 2023/3625
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/310 E., 2022/432 K.
SUÇ : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317
maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2013 tarihli ve 2013/84792 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2014 tarihli ve 2013/207 Esas, 2014/214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 54 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
C. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/6386 Esas, 2020/3646 Karar sayılı kararı ile;
”Sanığın ve tanıklar …ile …nın aşamalarda olay günü ele geçen uyuşturucu maddenin valizin içinde bulunduğunu beyan etmiş olmasına rağmen, 04.09.2013 tarihli tutanakta uyuşturucu maddenin sanığın elindeki ‘Doritos’ isimli kırmızı renkli cips poşetinde ele geçtiğinin belirtilmesi karşısında; tutanak düzenleyicilerinin tanık olarak dinlenip ayrıntılı beyanlarının alınması ve dosya içerisinde usulüne uygun olarak verilen adli veya önleme arama kararı bulunmadığı anlaşıldığından; “olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte önleme araması kararı” veya 5271 sayılı Kanun’un 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde alınmış “adli arama kararı” veya “adli arama emri” bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumu değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2022 tarihli ve 2020/310 Esas, 2022/432 Karar sayılı kararı ile, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ikinci fıkrası, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 5271 sayılı

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
04.09.2013 tarihli olay tutanağına göre, devriye görevi ifa eden kolluk görevlilerince sanığın durdurulduğu, yapılan üst aramasında sanığın elinde bulunan …isimli kırmızı renkli cips poşetinin içerisinde toplam 177 adet MDMA etken maddesi içeren hap ele geçirildiği, ancak sanık ve tanıklar …ile …nın beyanlarında uyuşturucu maddenin valizin içinde bulunduğunu beyan etmeleri karşısında tutanak tanıklarının dinlendiği ve tutanak içeriğini doğruladıkları, suç tarihi ve yerini kapsayan adli ve önleme arama kararlarının bulunmadığı, sanığın savunmasında uyuşturucu maddeleri kullanmak amacıyla aldığını beyan ettiği dikkate alındığında, 15-18 yaş grubunda bulunan sanığın sabit olan fiilinin ”kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu, suç ve hüküm tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrasında öngörülen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımı ile aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu ve sanık hakkında kamı davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 67 nci maddesinin üç ve dördüncü fıkrasının ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğinde düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte önleme araması kararı veya 5271 sayılı Kanun’un 116 ncı 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde “adli arama kararı” veya Esas No : 2023/5192

“yazılı adli arama emri” alınmadığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında; hukuka aykırı olarak elde edilen delilin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, tıbbi veya teknik usullerle uyuşturucu madde kullanmış olduğu ayrıca tespit edilmemiş sanık hakkında mahkûmiyetine yeterli başkaca delilde bulunmadığı gözetilerek, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine, yazılı gerekçeyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının düşmesine karar verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2022 tarihli ve 2020/310 Esas, 2022/432 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.