Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7777 E. 2008/11140 K. 16.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7777
KARAR NO : 2008/11140
KARAR TARİHİ : 16.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 9201762 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … Devlet Ormanı niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın bir bölümünde zilyed olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Aynı gün temyiz incelemesi yapılan … Köyü 101 ada 1 parselin dava edildiği … Kadastro Mahkemesinin 2005/82- 83-85-78-86,dairenin sırasıyla 2008/7773, 7781, 7778, 7780, 7775 sayılı; … Köyü 101 ada 1 parselin dava edildiği mahkemenin 2005/ 96, 2005/103, dairenin sırasıyla 2008/7777, 7772 sayılı – aynı köy 101 ada 2 parselin dava edildiği Mahkemenin 2005/101, Dairenin 2008/7779 sayılı; … Köyü 101 ada 1 parselin dava edildiği mahkemenin 2005/107, 108 – Dairenin 2008/7774, 7776 sayılı dosyalarında mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; sözü edilen dosyalarda uzman bilirkişi … tarafından hazırlanan raporlara ekli memleket haritalarının orijinal renkleri taşımadığı ve elle boyandığı, memleket haritalarının kadastro paftası ile çakıştırılmadığı, incelendiği bildirilen hava fotoğraflarının rapora eklenmediği, yine fen bilirkişi tarafından hazırlanan krokilerde de taşınmazların sadece o dosyada dava konusu edilen küçük yüzölçümlü bölümlerinin gösterildiği, büyük orman parselinin tamamı içinde nereye isabet ettiğinin ve bu bölüme komşu olan taşınmazların gösterilmediği, yine ormanların mülkiyeti Hazineye ait olmasına rağmen bazı dosyalarda mülk sahibi hazine davaya dahil edilmeden yargılama yapıldığı, aynı parsel hakkında değişik dosyalarda açılan davaların birleştirilmeden görüldüğü ve sonuçta o dosyada dava edilen bölüm dışındaki bölümler hakkında başka dosyada da dava konusu edildiği göz önünde bulundurulmadan ve infazda zorluklara yol açacak biçimde tespit gibi tescile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sağlıklı inceleme yapılabilmesi için aynı parsel hakkında açılan dava dosyaları birleştirilmeli, ormanların mülkiyeti Hazineye kullanma hakkı Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğundan Hazine de davaya dahil edilerek taraf oluşturulmalı, daha sonra önceki keşiflerde bulunmayan bu konuda uzman … ve bağlı birimlerinde halen görev yapmayan üç orman ve harita mühendisi aracılığıyla yapılacak keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, Mahkemenin 2005/103 sayılı dosyasında dava edilen yerin 101 ada 1 parselde değil 102 ada 1 parselde kaldığı belirlendiğinden bu taşınmaza ait kadastro tespit tutanağı getirtilerek davaya devam olunmalı, dava konusu taşınmaz bölümüne komşu olan taşınmazlar da tespit edilerek kadastro tespit tutanakları ve dayanağı kayıt ve belgeler getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmaz bölümlerinin 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi anlamında orman içi açıklığı olup olmadığı düşünülmeli, bundan sonra elde edilecek tüm delillere göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.