Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16509 E. 2008/18194 K. 23.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16509
KARAR NO : 2008/18194
KARAR TARİHİ : 23.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Kadastro Mahkemesinde açmış olduğu davada … Köyü 101 ada içerisinde bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide gösterilen yollar ve derelerin bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, kadastro çalışmaları sırasında kesinleşen orman sınırlarına uyulmadığını ileri sürerek tespitin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, tespitin iptali ile … bilirkişi raporuna ekli EK 109, EK 110, EK 111 numaralı krokilerde yeşil taralı olarak gösterilen sırasıyla 2978.43 m2, 286.65 m2, 951.84 m2’lik davaya konu taşınmaz bölümlerinin tespitlerinin iptali ile bu kısımların bitişiklerindeki Kocadağ Devlet Ormanı ile birleştirilmek suretiyle tek parsel halinde orman niteliği ile Hazine adına tesciline, davaya konu olmayan ve bilirkişi krokisinde … ile … bölümlerin tespit gibi bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1977 yılında seri bazda yapılıp 20/07/1979 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Kadastro mahkemesi uyuşmazlığın çözümünde kendisini görevli görerek işin esası hakkında hüküm kurmuşsa da çekişmeli yerin yörede 2005 yılında 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan genel kadastroda yol ve … olarak tespit dışı bırakılarak paftasına işlendiği, taşınmaz hakkında tespit tutanağının düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi ve H.G.K.’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 sayılı kararında kabul edilen ilke göz önünde bulundurularak davaya bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu düşünülmemiştir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, davanın her aşamasında mahkemece de kendiliğinden gözetilmesi gerekir. O halde davanın esası incelenmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 23/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.