Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/13425 E. 2008/2189 K. 13.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13425
KARAR NO : 2008/2189
KARAR TARİHİ : 13.02.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 177 parsel sayılı 3.799,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit dışında kaldığı, … arazisi olduğu gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.04.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece, Hazine tarafından orman iddiası ile dava açıldığı; ancak, çekişmeli taşınmazın tamamının 1993 yılında kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de, verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; mahkemece, bilgilerine başvurulan orman bilirkişi kurul raporunda; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip … parsellerle birlikte uygulama yapılarak, dava konusu taşınmazın (A) ve (B) ile işaretlenen bölümlerinin 1955 basım tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğü, (A ve B) ile işaretlenen bölümlerinin orman sayılan, (C) ile işaretlenen kesiminin orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır.
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı açıklanmış olup, ancak hat uygulaması yetersiz ise de; davacı Hazine, taşınmazın öncesinin orman olduğu ve bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları
-2-
2007/13425 – 2008/2189

dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerekir. Alınan uzman bilirkişi kurul raporunda çekişmeli taşınmazın (A ve B) ile işaretlenen bölümlerinin 1955 tarihli memleket haritasında orman sayılan alanda kaldığı bildirilmiştir. Taşınmazın, bir an için 1993 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı kabul edilse dahi, aslında ormanların zilyetlikle kazanılamayacağı, kaldı ki; arazi kadastrosunun 2005 yılında yapıldığı gözönünde bulundurulduğunda, kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı bir yana, 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince “…evvelce sınırlaması yapılmış olup da, herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle öncesinin orman olup olmadığının da araştırılması ve devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yer olması halinde kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmaza yönelik Hazinenin davasının kabul edilmesi gerekir. Kaldı ki; temyize konu dosyada çekişme konusu taşınmaz ile aynı köy ve konumda bulunan Dairemizde daha önce temyiz incelemesi yapılan Kütahya Kadastro Mahkemesinin 2006/173-435, 2006/163-428, 2006/183-2007/10, 2006/199-2007/13, 2006/198-2007/12, 2006/160-2007/8, 2006/192-2007/11, 2006/200-2007/14, 2006/202-2007/36, 2006/205-2007/39, 2006/208-2007/41, 2006/203-2007/37, 2006/209-2007/42 sayılı dava dosyalarında dava edilen taşınmazların aplikeli memleket haritasındaki konumlarına göre karar verilmiş ve Dairemizce de onanmıştır. Somut uyuşmazlıkta da çekişmeli taşınmazın (A ve B ) ile işaretlenen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, bitişikteki orman ile bütünlük içinde bulunduğu belirlendiğinden Hazine tarafından açılan davanın, … bilirkişi tarafından düzenlenen 25.04.2007 havale tarihli krokili raporda çekişmeli taşınmazın (A ve B ) ile işaretlenen bölümlerine yönelik olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.