Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5673 E. 2023/2369 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5673
KARAR NO : 2023/2369
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

1. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yüzüne tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 24.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Pütürge Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkrası, 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Pütürge Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.02.2016 tarihli kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi, kararın yetersiz inceleme ile verildiğine, cezalandırılmaya yeterli delil olmadığına, cezaların yüksek olduğuna ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde sanığın eyleminin doğrudan doğruya suçun icrai hareketine başlama olarak nitelendirilemeyeceğine, mağdurun olay yerinden kaçması nedeniyle teşebbüsün şartlarının oluşmadığına yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın tek taraflı olarak gönül ilişkisi duyduğu katılanın evine katılanı kaçırmak amacıyla merdiven dayayıp evin pencere camını kırmak suretiyle içeri girmesi üzerine katılanın olay yerinden kaçtığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığı Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yüzüne tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 24.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmiştir.
B. Cumhuriyet Savcısının Temiz İstemi Yönünden
Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik olduğunun belirlenmesi nedeniyle sadece bu suça yönelik yapılan incelemede,
1. Sanık ile katılanın komşu oldukları ve sanığın katılana karşı tek taraflı gönül ilişkisi duyduğu, olay günü sanığın katılanın evinin penceresine bir merdiven dayadığı ve pencere camını kırarak eve girdiği, katılanın da bunun üzerine evden kaçarak sanığın ailesinin evine giderek durumu haber verdiği belirlenmiştir.
2. Sanığın alınan savunmalarında istikrarlı olarak katılanı sevdiğini ve kaçırmak amacıyla evine girdiğini beyan etmiş ise de, katılanın sanığın pencere camını kırdığını görmesi üzerine henüz sanık eve girmeden kaçarak sanığın ailesinin yanına gittiği, sanığın katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna
dair icra hareketlerinin başlamadığı, düşünce aşamasında kaldığı, sanığın bu esnada gerçekleştirdiği eylemlerinin ise dosyada yer alan diğer suçlara vücut verdiği gözetilmeksizin sanığın ayrıca bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Pütürge Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Pütürge Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.