YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13412
KARAR NO : 2023/3575
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, Merkez ilçesi, … köyü 127 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sadece yolun geçtiği kısmın değil kullanılamayacak olan çekme mesafeleri, emniyet şeritleri ve yaklaşma mesafelerinin de değer takdirinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın 5 yıldızlı otel ve termal tesislere yakın olduğunu, Belediye hizmetlerinden faydalandığını, kıymetli haşhaş ekim sahalarından birisi olduğunu belirterek davanın 4 aylık süreyi geçmesi hâlinde hesap edilecek faizi ile birlikte bloke ettirilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2018 tarihli ve 2017/432 Esas, 2018/401 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/50 Esas, 2020/659 Karar sayılı kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir metoduna göre değer biçilmesinin ve belirlenen bedelin bloke ettirilerek davalıya ödenmesine karar verilmesinin doğru olduğu; ancak münavebeye esas alınan ürünlerin üretim masrafının brüt gelirin 1/3’ünden fazla olamayacağı dikkate alınarak 2017 yılı Tarım ve Orman İl Müdürlüğü resmî verileri dikkate alınmak suretiyle net gelirin hesaplanması için dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor aldırılmak suretiyle belirlenen fark bedel depo ettirilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/50 Esas, 2020/659 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; aynı kamulaştırma kapsamında yer alan ve davacı idare tarafından hazırlanan kıymet takdir komisyonu raporlarında aynı değerde görülen, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan … köyü 113 ada 53 parsel sayılı taşınmaza … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/400 Esas, 2018/316 Karar sayılı dosyasında yukarıda belirtilen yönteme göre hesaplama yapılarak aynı değerlendirme tarihi itibarıyla arazi olarak 28,85 TL/m² bedel belirlendiği ve bu bedelin Dairemiz denetiminden geçerek 2019/4026 Esas, 2020/10074 Karar sayılı ilâmı ile onandığı anlaşıldığından resmî verilere itibar edilmeksizin masrafın brüt gelirin 1/3’ünden fazla olamayacağı gerekçesiyle, fazla bedele hükmedilmesi ve idarece hazırlanan kıymet takdir raporunda dava konusu taşınmazın üzerinde 2 yıllık yonca bulunduğu, yıllık net yonca gelirinin 956,02 TL, kamulaştırılan alandaki toplam yonca bedelinin 3050,72 TL olduğu belirtildiği halde, denetime elverişli olmayacak şekilde ve gerekçesi açıklanmaksızın 957,32 TL yonca bedeli belirleyen rapora göre hüküm kurulması doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinin objektif değer artış oranını % 60 olarak hesapladığını, bu oranın yerleşik Yargıtay içtihatlarına da aykırı olacak şekilde fahiş olduğunu, münavebe sisteminin yanlış değerlendirildiğini, net gelirin yüksek hesaplandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda arazinin yıllık ortalama net geliri yüksek hesaplandığını, yonca bedeline hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz hükmünün hatalı kurulduğunu, Yargıtay bozması hiç irdelenmeden genel bir rapor hazırlandığını, tek referansın İlçe Tarım verileri olmayacağını, yonca bedelinin hatalı hesaplandığını, ayrıca Yargıtay içtihatları uyarınca net gelir hesabında 1/3 gider sınırına uyulmadığını, brüt gelirin 1/3 ünden fazla maliyet hesabı yapılmaması gerektiğini, taşınmazın yılda birden çok mahsul veren ve tüm Afyon ilini besleyen termal yataklar üzerinde yer alması sebebi ile sıcaklık ve mineral açısından zengin dava konusu taşınmazda geniş ürün yelpazesi ve yüksek verime karşın, aynı mahalde ve aynı tarihli kamulaştırmalarda diğer mahkemelerdeki dosyalarda %5 kapitalizasyon faizi uygulaması yapıldığını, sulu tarım arazilerinde %4 kapitalizasyon faizi uygulanması gerektiği ortaya çıkınca bilirkişilerin son ek raporlarında da faizi %4’e çekerek, aslında %25 oranında bedel artışı sağlanması gerekirken bu kez başından beri ısrar ettikleri münavebe tablosu değerleri ile oynayarak toplam değeri aşağıya çektiklerini, objektif değer artış oranının ve münavebenin doğru uygulanmadığını, ortalama verim esası ile haksız bedeller oluştuğunu, pancar küspesinin de gelire dahil edilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki … ili, Merkez ilçesi, … köyü 127 ada 4 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen ve bozma ilamına uyularak verilen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.