Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/3195 E. 2008/7036 K. 07.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3195
KARAR NO : 2008/7036
KARAR TARİHİ : 07.05.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı tapu kaydına dayanarak yörede ilk kez yapılan ve 25/08/2006 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında …(…. Köyü 35 parsel sayılı 7245 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamının, orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek, bu yere ait orman sınırlandırmasının iptal edilerek orman sınırı dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu 35 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman tahdit haritası kapsamında bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Her ne kadar mahkemece çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık olup, orman sayılan yerlerden olduğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
Dosyada yer alan dava konusu taşınmaza ait, arap harfleri ile düzenlenmiş tutanak ve karar örneklerinin tercümelerinin incelenmesinden, çekişmeli taşınmazın, 11/03/1932 tarihinde Fransız Cumhuriyeti Suriye ve Lübnan temsilcisinin geçiçi tahdit ve tespit çalışmasında(ilk tesis kadastrosunda), (…) … … Köyü 35 parsel numarası verilerek, 28/07/1932 tarihli, Kadastro Komisyon kararı gereğince, (… çocukları … …, … ve … huzurunda,bu taşınmaz müruru zaman sürüsinden fazla zamandır tasarrufunda olduğu ve taksimle … …’ya isabet ettiği gerekçesiyle), … … … adına tescil edildiği, taşınmazın halen, tarla niteliği ve 7245 m2 yüzölçümü ile 10/10/1966 tarihinde yapılan intikal nedeniyle … … ve ark. adına kayıtlı bulunduğu gözlenmiştir.
Kural olarak, 13/07/1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile özel ve tüzel kişilere ait tüm ormanlar hiçbir bildirime gerek kalmaksızın devletleştirilmiş olup, öncesi orman olan bir yer, üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, orman sayılan yerdir. Yine , öncesinde orman olmamakla birlikte, tüm yönleri orman ile çevrili mülkiyet belgesi bulunmayan taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca özel mülkiyete konu olması olanaksızdır. Bundan ayrı, Yargıtay Daire kararları ile H.G.K.’nun 15.11.2000 gün 2000/20-1663/1694 sayılı kararında kabul edilen ilkeye göre bilimsel olarak eğimi % 12’yi aşan funda ve makilerle örtülü yerler orman ve … muhafaza karakteri taşıyacağından, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında orman kabul edildiğinden bu nitelikteki taşınmazlar özel mülkiyete konu olamazlar.
Ancak, davaya konu taşınmazın, resmi belgelerde öncesinin orman olmadığının, yani resmi belgelerde orman örtüsü bulunmayan açık alanda kaldığının saptanması veya , 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamında kalan düşük eğimli orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerlerden olduğu saptanması durumunda,davacıların dayandığı 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce oluşmuş ve 4785 Sayılı Yasa karşısında geçerliliğini koruyan bir tapu kaydı bulunması nedeniyle, bu nitelikteki mülkiyet belgesi olan bir taşınmazın 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi kapsamında olduğu söylenemez.
Ne var ki, mahkemece 1/10/2007 tarihinde yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişisi raporunda, çekişmeli taşınmazın eğiminin, muhtelif yerlerinde % 5 -10 ve .% 10 -35 oranında değişiklik gösterdiği ,1956 tarihli … fotoğrafı ve 1960 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın kısmen çalılık, kısmen de açık alanda göründüğü ,ancak şu anda 1966 yılından itibaren yapılan ağaçlandırma çalışmaları nedeniyle eylemli orman niteliğinde olduğunu açıklamış ise de, çekişmeli taşınmazın öncesi itibarıyla memleket harasında orman örtüsü bulunan orman alanı ile orman örtüsü bulunmayan açık alan olarak görünen bölümlerinin, keza, yüksek eğimli ve düşük eğimli bölümlerinin taşınmazın neresi olduğu saptanıp, bu bölümlerin yüzölçümleri hesaplanmak suretiyle taşınmazın çapı üzerinde gösterilmemiştir.
Bundan ayrı; dava konusu taşınmazın üç yönünü çeviren komşu 528 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dosyada yer alan Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/228-1998/335 sayılı dosyasında, davacı … … ve arkadaşları, Orman Yönetimine husumet yönelterek, … … Köyü 528 parsel sayılı tapulu taşınmazlarına el atmanın önlenmesini istedikleri, yine davacı … Yönetiminin ise, … … ve arkadaşlarına husumet yönelterek … … Köyü 528 parsel sayılı taşınmazın 4785 Sayılı Yasa gereğince devletleşen orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tescilini istediği, davaların bağlantı nedeniyle birleştirildiği, yargılama sonucunda gerçek kişilerin davasının reddedildiği orman yönetiminin davası kabul edilerek kişiler adına olan tapu iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilerek Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 199/11215-2000/3263 sayılı kararı ile onanarak 16/05/2000 tarihinde kesinleştiği gözlenmiş olup,anılan dosyanın bu dosya yönünden orman incelemesi hususunda yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinin güçlü delil olacağından, dosyanın bu dosya içine getirtilerek, keşifte yapılacak uygulama ile taşınmazın konumunun üç yönünü çevreleyen komşu taşınmazla birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru görülmemiştir .Eksik inceleme ve araştırmaya dayanan bilirkişi raporuna göre ile karar verilemez.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması için, yöreye ait belediyede bulunan halihazır harita ve münhanili haritalar ile varsa topografya haritaları ile Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/228-1998/335 sayılı dosyası,bulundukları yerden getirtilmelidir.
Dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra bir jeolog, bir orman ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılarak, Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/228-1998/335 sayılı dosyasında yapılan keşifte dinlenen, uzman bilirkişi rapor ve krokileri gözetilmek suretiyle, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı, amenajman planı, münhanili harita ve topografya haritası çekişmeli taşınmaza ve çevresine uygulanarak haritalardaki konumu saptanıp, taşınmazın eğimi duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplatılmalı, anılan belgeler, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu
yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle 528 parselin çapının tamamı memleket haritasında görülecek biçimde yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın,öncesi itibarıyla orman-çalılık alanı içinde ve dışında olduğu saptanan bölümler ile, düşük ve yüksek eğimli olduğu saptanan bölümlerinin yüzölçümleri hesaplanarak taşınmazın çapı üzerinde gösterilmeli, hukuken ve bilimsel olarak ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararında açıklandığı gibi eğimi % 12’nin üzerinde olan … ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında orman sayılan yer olduğu gözetilmelidir.
Yapılan uygulama sonucunda, düşük eğimli ve öncesi itibarıyla orman olmadığı saptanan bölümler yönünden, davacıların dayandığı 4785 Sayılı Yasa karşısında geçerliliğini koruyan tapu kaydı bulunduğundan,bu bölümlerin orman sınırı içine alınamayacağı gözetilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 07/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.