YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13050
KARAR NO : 2009/17015
KARAR TARİHİ : 19.11.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2006/6112-9257 sayılı 26.06.2006 günlü bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, bu nedenle yeniden yapılacak keşifle çekişmeli taşınmazın aynı adadaki çevre parsellerle birlikte orman tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi, böylesine yapılacak araştırma sonucunda taşınmazın tamamının kesinleşen orman sınırı içinde kaldığının belirlenmesi halinde başka bir tartışmaya gerek kalmadan dava kabul edilerek dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi, taşınmazın kesinleşmeyen 2/B madde sahasında kaldığının anlaşılması halinde; bilirkişiler tarafından taşınmazın eğimi, konumu, erozyona dayalı olması ve sürekli doğal bitki örtüsü altında kalması gerektiği ve bu nedenle taşınmazın 2/B madde koşullarını taşımadığı bildirilmiş olduğundan, yine başka bir araştırmaya girişilmeden parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi, taşınmazın orman sınırı ve 2/B madde uygulama sahası dışında kalmakla birlikte dört yönden orman ya da 2/B madde sahası ile çevrili orman içi açıklık niteliğinde ise 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi bu tür yerlerin özel mülk olarak kişiler adına tescil edilmeyeceğini öngördüğünden, taşınmazın orman içi açıklık olduğu belirtilerek yine Hazine adına tescil edilmesi, yapılan uygulamada davaya konu parselin kesinleşen orman sınırı dışında, yine kesinleşmeyen 2/B madde uygulama alanı dışında kalması ve orman içi açıklık niteliğinde de bulunmaması halinde, Hazinenin davada taraf olmadığı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi, yargılamanın devamı sırasında 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı iddiası ile davaya katılırsa bu konuda tarafların delilleri toplanıp, tüm deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı … Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu 131 ada 16 parselin tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 2004 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/11/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.