YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13593
KARAR NO : 2023/3838
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar … vd. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 125 ada 37 parsel (eski 84 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 26.10.2020 tarihli ve 2019/358 Esas, 2020/7199 Karar sayılı kararı ile davanın bedel depo edilmediğinden usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2021/281 Esas, 2021/284 Karar sayılı kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin bankaya yatırılması yönünde iki kez süre verildiği, 20.03.2020 tarihli celsede aynı bedelin yatırılması için 15 günlük kesin süre verildiği gerekli ihtaratın yapıldığı, takip eden 12.05.2020, 30.06.2020 ve 09.09.2020 tarihli celsede duruşmalarda verilen iki sürenin de ihtaratlı olduğu ve 15 günden az olmadığı, her iki ihtarın da davacı idare vekiline usulüne uygun yapılan tebligatlarla tebliğ edildiği anlaşıldığından, davanın usulden reddine ilişkin kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak verilen yasal süreler içerisinde bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya sunulan 31.05.2021 tarihli banka dekontuna göre davacı idarenin istinaf karar tarihinden sonra depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek, davalı tarafın da beyanı alınmak suretiyle sonucuna göre işin esasına girilip karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılardan … vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare temyiz dilekçesinde özetle; hükme dayanak olarak alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp, soyut birtakım gerekçelere dayandığını, net gelirin yüksek hesaplandığını ve münavebe sisteminin hatalı tespit edildiğini, objektif değer artış oranının yüksek tespit edildiğini, bedelin fahiş olduğunu, kamulaştırma harici kalan kısımda değer azalışı bulunmadığını ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur
2. Davalılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun’un lafzına bakıldığında bedelin hesaplanması için hangi yöntemin uygulanacağının ayrıntılı olarak düzenlendiğini; ancak halihazırda taşınmaz bedelinin dava tarihine göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin hüküm bulunmadığını, 2942 sayılı Kanun’un ”Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları” başlıklı 11 inci maddesinin (f) bendinde yer alan ”kamulaştırma tarihindeki” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 26.5.2016 tarihli ve 2015/55 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararı ile mülkiyet hakkının ihlaline yol açması sebebiyle iptal edildiğinden, dava tarihi itibarıyla müvekkillerine ait taşınmazın kamulaştırma değerinin hesaplanmasının mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığını, yargılamanın devam ettiği 3 yıl gibi zaman diliminde belirlenmiş olan kamulaştırma bedelinin enflasyona yenik düştüğünü ve gerçek değerinin çok altında kaldığını, objektif değer artış oranının düşük hesaplandığını ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kısmen kapama zeytin bahçesi kısmen arazi niteliğindeki Manisa ili, Salihli ilçesi, Hacılı Mahallesi 125 ada 37 parsel sayılı dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda kuru tarım arazisi olarak değerlendirilen dava konusu taşınmazın idarenin kıymet takdiri raporu ve acele kamulaştırma dosyasındaki bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi olarak değerlendirildiği dikkate alınarak bu hususta oluşan çelişki giderilmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
5. Acele el koyma kararında belirlenen kamulaştırma bedeli ile tespit edilen kamulaştırma bedeli arasındaki fark bedel 164.990,25TL olduğu halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinde maddi hata ile 165.990,25TL olarak yazılması infazda tereddüt yaratacağından bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.