YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12839
KARAR NO : 2008/2832
KARAR TARİHİ : 22.02.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü … mevki 406 ada 72 Parsel sayılı 3500.11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle edinilemeyeceğini Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KESMEN KABULÜNE, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve … Bilirkişi H. … tarafından düzenlenen 27.01.2007 tarihli rapor ve krokide (A) ile gösterilen 1297.51 m2 yüzölçümündeki bölümün Hazine adına, (B) ile gösterilen 235.38 m2 yüzölçümündeki bölümün orman niteliğiyle Hazine, geriye kalan 1962.22 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tesbit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde ise 30.07.1982 tarihinde ilan edilip, 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu, orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının ve eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Orman bilirkişi raporunda, çekişmeli parselin (B) bölümünün orman sınırları içinde bırakıldığı, taşınmazın (A) ile gösterilen bölümü ile geri kalan 1962.22 m2 yüzölçümündeki bölümünü ise orman sınırları dışında bırakıldığı,daha sonra yapılan 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulamalarında durumunun değişmediği, Ziraat uzmanı raporunda, genel arazi yapısı eğimli ve engebeli olan … köyü arazilerinin uzantısı durumundaki çekişmeli parselin, tarımsal açıdan … yapmaya müsait olduğu, (A) ve (B) bölümünde eğimin % 40, 1962.22 m2 bölümde ise eğimin % 30 olduğu, (A) ve (B) bölümünün ana kayanın ortaya çıktığı imar ihyaya konu edilmemiş, taşlık ve çalılık olduğu kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, 1962.22 m2 bölümde ise eğimin sekiler ile giderilmeye çalışıldığı, 10-45 metre uzunluğunda 2-4 metre genişlikte 1.5-2 metre derinlikte 13 adet terastan oluştuğu, para ve emek sarfıyla imar ihya edilmiş yerlerden sayılabileceği, geçmişte de … yapıldığına ilişkin izler bulunduğu, halen ekili olmadığı ancak ekime hazır hale getirildiği, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı bildirilmiş, Jeolog bilirkişi raporunda da ziraat uzmanı bilirkişi raporunun tekrarı niteliğinde bulgulardan söz edilmiş, yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın davalıya babası tarafından bağışlandığını,
-2-
2007/12839-2008/2832
30 yıldır davalı tarafından ekilip biçildiğini söylemişler, Mahkemece bu delillere dayanılarak, Hazinenin davasının reddine karar verilmiş, çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritasında ve … fotoğraflarında konumu gösterilmediğinden orman bilirkişi raporu yetersiz ve çekişmeli taşınmazın da bulunduğu … köyündeki diğer bir çok taşınmazın İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.02.1996 gün ve 5576 sayılı kararı ile sit alanı olarak belirlendiğinin, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünün 20.04.2007 günlü ve 720 sayılı yazısı ve bildirildiği gerekçesiyle Hazine adına tesbit edildiği halde, çekişmeli parselin sit alanı içinde kalıp kalmadığı ve bu özelliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilip edinilemeyeceği yöntemince saptanmamışsa da, Orman bilirkişi, ziraat uzmanı bilirkişi ve jeolog bilirkişinin raporları ile bu raporlara eklenen fotoğraflar, Hazineye bağlı memurlarca düzenlenen 01.06.2006 günlü tesbit tutanağı ile birlikte incelendiğinde; taşınmazda ana kayanın yer yer açığa çıktığı, keşif günkü haliyle bile çoğunluğu terasları oluşturan taşlık niteliğinde olduğu, keşifte çekilen fotoğrafta da görüldüğü üzere taşınmazda teknik anlamda teras olarak nitelenecek bir yapı bulunmadığı, daha çok arazideki taşların rastgele sıra halinde toplandığı, çekişmeli parselin bu haliyle ekonomik amacına uygun olarak zilyet edildiğinin söylenemeyeceği, genel yapısı itibariyle sınırdaki ormanın ile aynı yapıda olan ve devamı niteliğindeki çekişmeli parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, somut bulgular karşısında, yerel bilirkişi ve tanıkların soyut sözlerine değer verilemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne ve niteliğine göre çekişmeli parselin tamamının orman niteliğiyle tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.