YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9900
KARAR NO : 2023/2263
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı idare yönünden esastan reddine, davacı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Konya ili, … ilçesi, … Mahallesi 25680 ada 1 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın okul yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davada tapu kaydı devrinin yapılacağı kurumun hasım mevkine alınması gerektiğini, müvekkil idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini ve davacı tarafından uzlaşma dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini, kamulaştırma çalışmalarının devam ettiğini, eğitim ve öğretime tahsisli arsa üzerinde gelir elde edilmesi mümkün olmadığından ecrimisil talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 15.04.2020 tarihli bilirkişi ek raporunun dikkate alınmadığını, fazlaya dair haklarının saklı tutulmadığını, dava konusu taşınmazda diğer paydaşlar tarafından açılan davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/501 Esas sayılı dosyasında alınan kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla kesinleştiğini, ancak bu kararın dikkate alınmayarak daha düşük bedele hükmedildiğini, internet üzerinden satış ilanları incelendiğinde satış fiyatlarının çok daha yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki niteliğinin dikkate alınması gerektiğini, el atma tarihinde tarla veya arsa olduğunun değerlendirilmediğini, el atma tarihinin tespit edilmeden tahkikat yapıldığını, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atma davalarında tazminatın belirlenmesinde 2942 sayılı Kanun’un bedel tespitine ilişkin hükümlerin kıyasen uygulandığı, somut davada, davacının paydaş olduğu taşınmaz üzerinde 2005 yılında okul yapılmak suretiyle davalı idare tarafından el atıldığı ancak usulüne uygun bir kamulaştırma işleminin bulunmadığı, bu nedenle kamulaştırmasız el atma olgusunun davacı yönünde gerçekleştiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planında bulunan dava konusu taşınmazın imar parseli, emsal alınan taşınmazın da imar parseli olduğu, her iki taşınmazın 2018 yılı emlak vergisine esas metrekare rayicinin 33,64 TL olarak belirlendiği, buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı taşınmazın emsalin %83’ü olduğu belirtilerek 600,00 TL/m² üzerinden bedel tespiti yapıldığını, raporda emsalin vergi değeri olarak yan sokağa ait rayiç olan 38,67 TL/m²’nin kullanıldığı ve emsalin daha değerli gösterilmesinin gerekçesinin de tam olarak açıklanmadığı, aynı taşınmazda pay sahibi olan bir kısım hissedarların açtığı tazminat davasına ilişkin Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/501 Esas, 2021/18 Karar sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda da aynı emsalin kullanıldığı, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın karşılaştırmasının yapıldığı, birbirlerine üstünlükleri bulunmadığı belirtilerek emsal taşınmaza ait metrekare satış bedelinin dava tarihine güncellendiğini, satış bedeli olan 749,85 TL/m² üzerinden tazminat belirlendiğini, söz konusu dosyasının Daire denetiminden geçerek kesinleştiğini, aynı parsele dair kesinleşen kararda 23.05.2018 tarihindeki metrekare birim fiyatı 749,85 TL/m² üzerinden tazminat belirlenmişken, 24.04.2018 tarihinde açılan eldeki davada, davacının hissesinin bedelinin 600,00 TL/m² üzerinden belirlenmesinin adalet duygusunun zedelenmesine ve hukuka olan güvenin ortadan kalmasına neden olacağı, bu nedenle aynı bedel üzerinden hüküm kurulması gerektiği, ancak davacının davasını daha önce ıslah ederek tazminat yönünden 105.872,00 TL’ye yükselttiği dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin hüküm altına aldığı tazminat miktarında değişiklik yapılmadığı, yalnız fazlaya dair talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmekle birlikte hükmün gerekçesinin değiştirildiği ve ecrimisil bedelinin makul seviyede olduğu gerekçesiyle taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun davalı idare yönünden esastan reddine, davacı yönünden kabulü ile hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.