Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/13925 E. 2009/5145 K. 26.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13925
KARAR NO : 2009/5145
KARAR TARİHİ : 26.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA KONUSU : … Köyü (Mahallesi) 25722 ada 1 sayılı parsel

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 17.07.2008 gün ve 2008/5600-10701 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalılar … ve … … vekili … … mirasçıları olan … … ve arkadaşları vekili ile … … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürüldüğü, Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi,
Çekişmeli parselin gerçek kişiler adına tesbit tutanağı düzenlenen … Köyü 191 ve … Beldesi 708 ada 2 sayılı parsellerin, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluştuğu ve aynı parsellerdeki payları nedeniyle gerçek kişiler adına paylı olarak tescil edildiği, uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın bu bölümünün 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
… Belediye meclisinin Masadağı etekleri … ve … bölgesinde 1/5000 ölçekli 23J, 22J, 21J, 22K, 21K, paftalarında yapılan revizyon plan çalışmalarına ilişkin 20.5.1996 tarih ve 31 sayılı kararının, … 2. İdare Mahkemesinin 1998/74-1999/1274 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptal kararı ile çekişmeli taşınmazın ifraz edildiği, … Köyü 191 ve … Beldesi 708 ada 2 sayılı parsellerin bulunduğu yer imarsız duruma düşmüşse de, … köyü 191 ve … Beldesi 708 ada 2 sayılı parsellerin, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifraz edilerek tapudaki sayfaları kapatıldığı gibi çekişmeli parselin tapudaki kaydının da henüz silinmediği, bu nedenle imar ve parselasyonun iptaline ilişkin kararın sonuca etkili olmadığı, … köyü 191 ve … Beldesi 708 ada 2 sayılı parsellerin ihya edilmesi halinde, dava konusu 25722 ada 1 sayılı parselin hangi kadastro parselinden ifraz edilmişse, mahkemenin bu karının ifraz parselinin geldisi olan kadastro parseli için geçerli olacağından, kadastro parselindeki davalı payının iptalen Hazine adına tescil edilerek Mahkemenin kesinleşen kararının infazının yapılacağı gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Yerel Mahkeme kararının onanmasına ilişkin Dairemizin kararında yasaya aykırı bir yön yoktur.
Bu nedenlerle davalı gerçek kişinin esasa ilişkin karar düzeltme istemleri yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir. Ancak, yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiği halde, Daire kararının birinci paragrafında, yerel mahkeme tarafından davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verildiğinin yazıldığı anlaşıldığından, Onama kararının birinci paragrafının 5. satırında yer alan “Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle REDDİNE” cümlesinin hükümden çıkartılarak; bunun yerine “Mahkemece davanın KABULÜNE” cümlesi yazılarak onama kararının düzeltilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı gerçek kişinin H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan esasa ilişkin karar düzeltme isteğinin REDDİNE, Dairenin 17.07.2008 gün ve 2008/5600-10701 sayılı ilamının birinci paragrafının beşinci satırında yer alan “Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle REDDİNE” cümlesinin hükümden çıkartılarak; bunun yerine “Mahkemece davanın KABULÜNE” cümlesi yazılarak onama kararının değiştirilmek suretiyle düzeltilmesine, aynı yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 170.00.-TL. para cezası ile Harçlar Yasası gereğince 32.30.-TL. red harcının düzeltme isteyenlerden alınmasına 26/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.