Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/8790 E. 2009/10446 K. 22.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8790
KARAR NO : 2009/10446
KARAR TARİHİ : 22.06.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.03.2008 gün ve 1036-1140 sayılı bozma kararında özetle: “Yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, çekişmeli taşınmazın bir sınırında orman olması nedeniyle öncelikle usulüne uygun orman araştırması yapılması gerektiği, dayanak tapunun ilk oluşumundan itibaren tedavüllü kaydı getirtilip bir orman ve … memuru bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak kesinleşen orman kadastrosu varsa getirtilip uygulanması, yoksa taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yer olup olmadığının ve tapu kapsamında bulunup bulunmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu Kızıloba Köyü 253 ada 2 parsel sayılı 31283 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tespit gibi zeytinlik niteliğiyle davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza iilişkiindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece bazmaya uuyulmasına rağmen bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; uyulan bozma kararında taşınmazın sınırında orman bulunması nedeniyle öncelikle orman araştırması yapılması, dayanak tapunun getirtilip uygulanması gereğine değinildiği halde, dayanak tapu kaydı getirtilip uygulanmadığı gibi yapılan keşifte de yerel bilirkişi ve tanık dinlenmediği, alınan orman bilirkişi raporunda da, taşınmazın % 25-35 eğimli, içinde … ağaçları ile birlikte münferit olarak … kızılçam ve deliceler olduğu, 1964 tarihli memleket haritasında bağ rumuzlu yeşil alanda göründüğünün açıklandığı, dosyadaki resimlerden de taşınmazın ormanla iç içe olduğunun göründüğü ve sonuçta taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun açıklandığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; davacı Hazinenin çalılık, fundalık, imar ihya edilmeyen yer iddiası ile dava açtığı da gözönünde bulundurularak mahkemece 20.03.2008 tarih 1036-1140 sayılı bazma kararı doğrultusunda öncelikle, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönünden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.