Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/15689 E. 2023/10365 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15689
KARAR NO : 2023/10365
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık …’ın “…bir an önce açığa çıkmak için cezamın onaylanmasını istiyorum.” şeklindeki 22.12.2022 tarihli dilekçesinin içeriğine göre temyiz iradesi bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2022 tarihli ve 2021/27222 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar …, … ve … haklarında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri, 53 üncü maddesi ve sanık … için ayrıca 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/26 Esas, 2022/410 Karar Sayılı Kararı İle;
A. Sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
B. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/3505 Esas, 2022/4774 Karar sayılı kararı ile, sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilerek, duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılmasına,
A. Sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (h) bentleri ve 62 nci maddesi uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
B. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama ve bozma kararı verilmesi görüşünü içeren 16.03.2023 tarihli ve 2023/11512 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanıkların kovuşturma aşamasında vermiş oldukları çelişkili beyanlarındaki aykırılıklar giderilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine,
2. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
3. Somut gerekçelere dayanmaksızın sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğuna,
4. Katılan tarafından kaynaklanan nedenlerle zararın giderilememiş olduğuna,

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına,
2. Taraflar arasında hukuki ilişkiye dayanan alacak bulunduğundan 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,
3. Somut gerekçelere dayanmaksızın sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğuna,
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının hatalı olduğuna,

C. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanıkların üst hadden cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanıklar haklarında takdiri indirim sebebi uygulanmasının hatalı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde gece saat 00.55 sıralarında sanıklar …, … ve …’ın katılana ait iş yerine silahla gelerek katılanı pompalı tüfekle yaralamak suretiyle iş yerindeki kasadan 3.000,00 TL parayı alıp olay yerinden kaçtıkları kabul edilmiştir.

2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri anlaşılmıştır.

4. Dosya içerisinde bulunan 12.01.2022 tarihli katılana ait adli muayene raporuna göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı görülmüştür.

5. Suçun işlenmesinde kullanılan pompalı tüfeğin sanıklar … ve …’in ikametlerinde yapılan aramada ele geçirildiğine dair 19.12.2021 tarihli Arama Ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

6. 18.12.2021 tarihli Görüntü İzleme ve CD Çözüm Tutanağı ve Araştırma Tutanağı, 19.12.2021 tarihli Yakalama Ve Üst Arama Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

7. Sanık … bulunduğu ceza infaz kurumu kanalıyla gönderdiği 05.04.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz incelemesinden vazgeçtiğini, hükmün onaylanmasını talep etmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin tatbikine karar verilmemiş ise de; sanık …’in katılanın iş yerinde bir süre çalıştığı, abisi olan sanık …’in de kardeşinin yanına zaman zaman gelip gittiği, bu nedenle katılanın bu iki sanığı tanıdığı, ancak olay sırasında sanıkların yüzlerine maske takmaları başlarına bere benzeri kıyafet geçirip boğazlı kazağı yukarıya doğru çekmek suretiyle eylemlerini gerçekleştirdikleri ve katılanın sanıkları tanıyamamış olduğunun tespit olunması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen nitelikli halin de gerçekleştiği kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Sanık …’in 24.02.2023 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu raporun içeriğinde uyum bozukluğundan bahsedildiği bu durumun ise 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinde aranan akıl hastalığı nedeni ile işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasında veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini kaldırdığı veya azalttığı yönünde ceza ehliyetini etkilediğine ilişkin bir husus olmadığı anlaşıldığından ve sanık …’in temyiz isteminden vazgeçtiğine ilişkin dilekçe sunmuş olduğu anlaşılmakla Tebliğnamede sanık … yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Sanık … Ve Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
a) Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları ile bu beyanlarını doğrular nitelikte adli rapor form içeriği, sanıkların soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanlarında atılı suçlamayı ikrara yönelik savunmaları, olaya ilişkin kamera kayıtlarına ilişkin çözüm tutanakları, suçta kullanılan silahın sanıklar … ve …’in ikametinde ele geçirildiğine ilişkin tutanak, araç kiralama sözleşmesi evrakları, olaya ilişkin tüm tutanaklar ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın eylemi sabit olduğu belirlendiğinden ve Yerel Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince sanıkların aşamalardaki çelişkili savunmalarına neden itibar edilmediğine ilişkin gerekçe yerinde ve yeterli bulunduğundan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b) Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç, anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılmak suretiyle gerçekleşir. Aynı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında nitelikli halleri düzenlenmiştir. Hâl böyle olunca sanığın diğer sanıklar ile birlikte iştirak iradesi içinde gece vakti kendilerini tanınmayacak hale koymak ve katılanı silah sayılan pompalı tüfek ile yaralamak suretiyle iş yeri kasasındaki 3.000,00 TL parasını almaları şeklindeki eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu ve bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

c) Cezanın Alt Sınırdan Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Birden fazla kişi tarafından birlikte, gece vakti, kendilerini tanınmayacak hale koymak ve katılanı silah sayılan pompalı tüfek ile yaralamak suretiyle katılanın iş yeri kasasındaki 3.000,00 TL paranın alınması şeklinde nitelikli yağma suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

d) Zarar Giderimine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında suçtan doğan zararı karşılamak istemediğini beyan etmiş olması karşısında, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
a) Sanıklar Hakkında Daha Fazla Ceza Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, işlenmesindeki özellikler, sanıkların güttükleri amaç ve saik, meydana gelen zarar ve tehlikenin boyutu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle temel ceza tayin edildiği görülmüştür. Nitelikli yağma suçunun birden fazla bendinin ihlal edilmiş olması, hak ve nesafet kuralları ile 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan orantılılık ilkesi gözetildiğinde alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşarak temel cezayı belirleyen Bölge Adliye Mahkemesinin takdirinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanıkların dava konusu eylemleri yasal mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde cezalarının arttırılmasına esas teşkil edecek başkaca bir nitelikli halin ve yahut arttırım maddesinin de uygulanamayacağı anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b) Takdiri İndirim Nedenlerinin Sanıklar Hakkında Uygulanmaması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar lehine, hükmolunan cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdiri indirim sebebi uygulandığı belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Ancak
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden Yargıtay tarafından mümkün görülen ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı biçimde ‘yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsil edilmesi’ biçiminde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümle İlgili Olarak;
Sanığın, kanunî süresi içinde müdafiisi tarafından öne sürüldükten sonra, 05.04.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

2. Sanıklar … Ve … Haklarında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlerle İlgili Olarak;
Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık … ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/3505 Esas, 2022/4774 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasından ”Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak alınıp” hazineye irat kaydına ilişkin bölüm çıkarılarak, “Sanıkların her birinin sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı tahsil edilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.