Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3827 E. 2023/1260 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3827
KARAR NO : 2023/1260
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/669 E., 2022/147 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tutanağın beyanlar hanesinde yazılı şerhin tapu kütüğüne aktarılması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 1991 yılında yapılan kadastro sırasında Burdur İli, … İlçesi, … Mahallesi 314 ada 164 parsel sayılı 11.269,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz edinme sebebinde 2/B vasfıyla orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş ve tutanağın beyanlar hanesinde … oğlu … zilyetliğinde olduğu şerh edilmiştir.

… Kadastro Mahkemesi’nin 1992/8 Esas, 1996/93 Karar sayılı dosyasında, davacı … tarafından, taşınmazın mülkiyetine yönelik olarak Hazine aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile taşınmazın Z harfi ile gösterilen 7605,34 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı … adına, O harfi ile gösterilen 3.664,64 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş, verilen bu karar Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesince onanarak 09.07.1997 yılında kesinleşmiştir.

Hükmün infazı sonucunda; taşınmazın, tespit gibi tescil kararı verilen bölümü, davaya konu 314 ada 253 parsel olmuştur.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde özetle; ifrazen ve hükmen tespit gibi tesciline karar verilen 314 ada 253 parsel sayılı ve 3.664,64 m² yüzölçümlü olarak Hazine adına tescil edilen taşınmazın müvekkili tarafından 31.08.1998 tarihinde beri ekildiğini, yapılan tespitte davacının davacının zilyetliğinin hiçbir şekilde kadastro tespit tutanağına işlenmediğini, taşınmaz üzerindeki şerhler hanesinin boş bırakıldığını ileri sürerek davacının zilyetliğinin tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…çekişmeli taşınmaz hakkında … Kadastro Mahkemesinin 1992/8 Esas, 1996/93 Karar sayılı ilamının bulunduğu, davacı tarafından dava konusu edilen 3664,64 m2 lik yüzölçümlü kısma ilişkin 1992 yılında … kadastro mahkemesinde dava açıldığı bu davada ise ret kararı verilerek taşınmazın Hazine adına tapuya tescil edildiği ve bu kararın 09.07.1997 yılında kesinleştiği; o dava ile eldeki davanın taraflarının ve konusunun aynı olduğu ve taraflar arasında kesin hüküm bulunduğu…” gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/i maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda,kullanım kadastrosu veya güncelleme çalışması yapılmaması nedeniyle davanın reddi karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taleplerinin taşınmazın mülkiyetine ilişkin olmadığını, aksine kadastro sırasında beyanlar hanesinde yer alan şerhin korunması istemine ilişkin olup şerhin işlenmemesinin davacının mağduriyetine yol açtığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediğini, zira çekişmeli taşınmazın geldisi olan 314 ada 164 parsele ilişkin taraflar arasında kadastro mahkemesinde görülen davada, taşınmazın davaya konu bölümü hakkında davanın reddi ile tespit gibi tescil kararı verilmiş olduğu; iş bu tespit gibi tescil kararının tutanaktaki beyanlar hanesini de kapsadığı, yine … Kadastro Mahkemesi’nin 1992/8 esas-1996/93 karar sayılı kararında, davacı lehine olan kadastro tutanağında yer alan zilyetlik şerhini iptal eden bir hüküm de bulunmadığına ve davacının kendi açtığı dava ile davanın reddine karar verilen bölüm (davaya konu 314 ada 253 parsel) yönünden tutanaktaki lehine olan zilyetlik şerhinin kendiliğinden silinmesinin de mümkün bulunmamasına karşın, uyuşmazlığın tapu müdürlüğünün eksik tescil işleminden kaynaklandığının anlaşılmasına göre davacının zilyetliğinin tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmesi gerektiği” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; 6100 sayılı Kanun’un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/390 Esas, 2021/91 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile çekişmeli 314 ada 253 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine “… oğlu … zilyetliğindedir” şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmaza ait tapu kütüğünün beyanlar hanesinde sadece 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi beyanı bulunduğu görüldüğünden ve dava konusu taşınmazda kullanım kadastrosu veya güncelleme çalışması yapılmadığından davacı tarafın, zilyetliğe yönelik iddiasını ispatlayamadığını öne sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tutanağın beyanlar hanesinde yazılı bulunan ve hükmen iptaline karar verilmeyen kullanıcı şerhinin tapu kütüğüne aktarılmamasından kaynaklanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.