YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13414
KARAR NO : 2023/10470
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/3798 Esas sayılı iddianamesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 106/1-1.cümle ve 53. maddeleri maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2011 tarihli ve 2011/18 Esas, 2011/571 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 86/2 (120 gün adli para cezası), 62, 52/1-2 maddesi uyarınca 2.000,000 TL adli para cezası ve 106/1-1(180 tam gün hapis cezası), 62, 52/1-2 maddesi uyarınca 3.000,000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.02.2016 tarihli ve 2013/35621 Esas 2016/2360 Karar sayılı ilâmıyla;
”1-Yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık … müdafiinin, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın, olay günü kendisine borcu olan katılanın “borcum yok ödemeyeceğim” dediğini ve umursamaz şekilde yürüdüğünü savunması karşısında; haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli ve 2016/272 Esas-378 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümle, 29, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
5. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.07.2017 tarihli ve 2016/15618 Esas, 2017/18324 Karar sayılı ilâmıyla;
“Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamaması üzerine Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2017 tarihli ve 2017/409 Esas, 2017/641 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümle, 29, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir. Karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
7. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2018/4088 Esas, 2021/10466 karar sayılı kararı ile; ”Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Bozma sonrası sanık adına çıkartılan duruşma davetiyesinde ”duruşmaya gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda karar verileceği” biçimindeki ihtarın bulunması gerektiği gözetilmeden, sanığın yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Kabule göre ise;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/345 Karar sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1.cümle, 29, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 2.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Tehdidin yasal unsurlarının, elverişlilik, yeterlilik, uygunluk şartlarının olmadığına,
2. Dava zamanaşımının dolduğuna,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde ödenmeyen işyeri kira borcu nedeni ile sanık ile katılan arasında tartışma çıktığı, katılanın sanığa hitaben “Borcum yok ödemeyeceğim” deyip ve umursamaz şekilde yürüyerek sanığın yanından ayrılmak istediği sırada sanığın katılanı yumrukla vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı ve sanığın “Ciğerini sökerim, bu parayı vereceksin” diyerek katılanı tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın mahkemede suçlamaları kabul etmediği ancak soruşturma aşamasında katılana “Ciğerini sökerim, bu parayı vereceksin” dediğini kabul etmesi ve tartışma sırasında saatinin katılanın kulağına takıldığına ilişkin savunması dosyada mevcuttur.
3. Katılanın soruşturma aşamasında kira borcu olduğunu ancak ödeyemediğini belirttiği beyanları dosyasında mevcuttur.
4. Katılana ait basit tıbbi müdahale ile giderilebilir rapor dosyasında mevcuttur.
5. Tarafların bozmadan sonra uzlaşamadıklarına ilişkin uzlaşma raporu dosyasında mevcuttur.
6. Mahkemece Hukukî Süreç başlığı altında (3), (5), (7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
2. Olay ve Olgular başlığının (1) numaralı paragrafında izah edilen olayda, sanığın alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit suçunu işlediğinin iddia olunmasına göre sanığın eyleminin yağma olup olmadığı,yağma suçu sabitse 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, (5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturmadığı takdirde zamanaşımının söz konusu olmadığı) gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/345 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.