YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15429
KARAR NO : 2023/10373
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun(1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.02.2013 tarihli ve 2011/470 Esas 2013/42 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-ilk cümle, 43/1, 29/1, 62/1 maddeleri uyarınca 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52/2 maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL’den olmak üzere sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Yasa’nın 50/1-a maddesi uyarınca paraya çevrilerek 2.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 22.05.2017 tarihli ve 2014/30701 Esas, 2017/15234 Karar sayılı Kararı ile
“Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2017/888 Esas, 2018/375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-ilk cümle, 43/1, 29/1, 62/1 maddeleri uyarınca 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52/2 maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL’den olmak üzere sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca paraya çevrilerek 2.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
4. Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2018/4359 Esas, 2021/10298 Karar sayılı Kararı ile
“17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/450 Esas, 2021/804 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-ilk cümle, 43/1, 29/1, 62/1 maddeleri uyarınca 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52/2 maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL’den olmak üzere sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca paraya çevrilerek 2.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Beraat etmesi gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan …’un hakkında boşanma davası açtığı eşi ile müşterek çocuğunun velayeti ve kişisel ilişki tesisi hususunda ihtilafa düştüğü, katılan …’nın zaman zaman sanık …’nın nişanlısını arayarak rahatsızlık vermesi nedeniyle aralarında tartışmalar yaşandığı, 2010 yılı 9. ve 10. ayları içerisinde aralarında aynı suç işleme kararına dayalı olarak gerçekleşen birden çok telefon konuşması sırasında kısa aralıklarla; sanık …’in katılan …’ya hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf etttiği bu surette katılanı tehdit ettiği tüm dosya kapsamında maddi vakıa olarak anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…,
…,
…,
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.”
2. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanasımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanasımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeye haizdir.
3. Sanık hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.
4. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; suç tarihi itibariyle 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/2450 Esas, 2021/804 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.