Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/10291 E. 2008/14474 K. 05.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10291
KARAR NO : 2008/14474
KARAR TARİHİ : 05.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, Karacaşehir Köyü, … mevkiinde bulunan taşınmazların 2510 Sayılı Yasa hükümlerince 1927 yılında Kızılinler Köyü halkına tevzi yoluyla dağıtıldığını, 1943 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise, tapu miktarları ile zemin arasında miktar farkı olduğunun belirlenmesi üzerine zilyetleri adına değil Hazine adına idari yoldan tapu kaydı oluşturulduğunu, ancak 1971 yılında bu miktar fazlası kısımlar için hak sahiplerinin borçlandırılıp bedellerinin tahsil edildiğini ve tapuları almalarının istendiğini, hak sahiplerinin tapuları bugüne kadar almadıklarını ve taşınmazların bir kısmının ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edildiğini bildirerek, 71 ada 18, 56 ada 8, 47 ada 7 ve 72 ada 8 parsellerin de Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptalini ve Orman Genel Müdürlüğünün tel örgü çevirmek suretiyle zilyetliği önleyici davranışlarının durdurulmasını istemiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1944 yılında kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava dilekçesindeki açıklamaya göre, çekişmeli taşınmazların 3402 Sayılı Yasanın 46. maddesinde sayılan taşınmazlardan olduğu, zilyetlerinin Hazine adına kayıtlı tapuların iptali ve kendi adlarına tescili istemi ile açtığı davada mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 46/son ve geçici 4. maddesinde öngörülen hakdüşürücü sürelerin geçmiş olduğu ve ayrıca çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle orman olup zilyetlikle kazanılamayacağı göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.