Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15620 E. 2008/2307 K. 14.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15620
KARAR NO : 2008/2307
KARAR TARİHİ : 14.02.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : … …-… İLİK
DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ- … VE ARK.
MÜDAHİL : …

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile müdahil davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … 28.11.1990 tarihli dilekçesi ile 22.01.1990 tarih 1 nolu tapuda 600/10130 hisse ile maliki bulunduğu ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.06.1978 tarih 1977/108-440 sayılı izalei şüyuu kararında belirtilen 14 nolu 224 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kendisine ait olduğunu ancak davalının kullandığını belirterek … aleyhine elatmanın önlenmesi davası açmış, asliye hukuk mahkemesinin 1990/426E.1996/263K sayılı ilamı ile davacının dayandığı tapu kaydının dayanağı olan krokinin çekişmeli taşınmazı kapsamadığı ve davacı ile önceki malikin zilyetliğinin de bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.06.1997 tarih 1997/8008-8949 sayılı ilamı ile “dayanılan tapu kaydının tescil ilamı sonucu oluştuğu, tapu kaydı harita veya krokiye bağlı ise esasen bu kroki veya haritanın uygulanması ile uyuşmazlığın çözümleneceği, tescil krokisinin sağlıklı uygulanmadığı, tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmediği” açıklanarak hüküm bozulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sırasında yörede arazi kadastro çalışması yapılmış ve … Köyü (eski … Köyü) 138 ada 267 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ile yüzölçümü belirtilmedeni sınır ihtilafı olduğu açıklanarak , davacı ve davalı gerçek kişiler adlarına, 138 ada 269 parsel sayılı taşınmaz ise yine yüzölçümü belirtilmeden, sınır ihtilafı olduğu, asliye hukuk mahkemesinin 1998/17 E sayılı dosyasında davalı olduğu, orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı ancak asliye hukuk mahkemesinin 1973/220E sayılı dosyası nedeni ile orman kadastro çalışmasının kesinleşmediği açıklanarak Hazine adına tesbit tutanağı düzenlenmiş, dava dosyası görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılmıştır.Bu dosya ile birleşen kadastro mahkemesinin 2004/215-141 sayılı dosyasında ise davacı … ilik 138 ada 269 parsel sayılı taşınmazın kendi zilyetliğinde bulunduğu iddiası ile dava açmış, … de taşınmazın kendisine ait olduğu, tapu kaydı kapsamında olmadığı iddiası ile davaya asli müdahil olarak katılmıştır. Mahkemece davanın reddi ile dava konusu olan … bilirkişi raporunda kahverengiye … 268.01 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliği ile hazine adına ,138 ada 269 parsel sayılı taşınmazın 728.98 m2 yüzölçümü ile orman niteliği ile hazine adına,138 ada 267 parsel sayılı taşınmazın ise 2610.79.m2 yüzölçümü ile tesbit maliki hak sahipleri adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ile müdahil davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz davası niteliğindedir.
Yörede 1964 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından davacı gerçek kişinin ilk tesisi 17.11.1964 tarih 8 numara olan 12.000 m2 yüzölçümündeki Kuzeyi;

-2-
2007/15620-2008/2307

Hamamderesi, Doğusu ve Güneyi; yol, Batısı; …’e varmadan … yazılı olan asliye hukuk mahkemesinin 12.09.1964 tarih 1963/260-968 sayılı tescil ilamı ile … adına oluşan tapu kaydına dayanarak bu davayı açtığı, ancak taşınmazın bulunduğu yerde 1964 yılında karayolu geçirmesi nedeni ile yapılan kamulaştırmada önce 1200 m2’lik bölümün daha sonra ise yol şevi olarak 670 m2’lik bölümün kamulaştırılması nedeni ile tapu kaydının yüzölçümünün 10.130 m2’ye indiği sulh hukuk mahkemesinin 02.06.1978 tarih 1977/108-440 sayılı izale-i şüyu kararı ile taşınmazın bölündüğü, bu tapu kaydının gittilerinden olan 22.1.1990 tarih 1 nolu tapu kaydının 600/10130 hisse olarak davacı … adına tescil olduğu, çekişmeli 138 ada 269 parsel ile birlikte bu parselin batısındaki … bilirkişi raporunda kahverengiye … olarak gösterilen 268,01 m2’lik bölümün davacının dayandığı tapu kaydı ve tescil krokisi dışında kaldığı, bir an için aksi kabul edilse dahi bu taşınmazların yörede 1964 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde yer aldığı, eğimlerinin % 75-80 olup, yüksek eğimli oldukları, üzerlerinde orman ağaçları ile çalılıkların bulunduğu, toprağının humuslu olduğu, halen üzerinde ziraat yapıldığına ilişkin belirti bulunmadığı gibi, … arazisi niteliğinde de olmadığı saptanarak, mahkemece bu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapu kaydı kapsamında bulunan çekişmeli 168 ada 267 parselin de 2610.72 m2 yüzölçümü ile tesbit malikleri adlarına tapuya tescillerine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 14/02/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.