YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15008
KARAR NO : 2009/3495
KARAR TARİHİ : 03.03.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … Köyü 994 parsel sayılı 5640 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, evveliyatında delicelik yerlerden olup imar ve ihya ile zilyetlik yoluyla kazanılamayacak yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, Müze Müdürlüğü ve davacının itirazı üzerine komisyonca davacının itirazının reddine, Müze Müdürlüğünün itirazının kabulüne, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tescili ile beyanlar hanesinde 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığının ve parsel üzerinde bulunan tüm ağaçların …’a ait olduğunun şerh verilmesine karar verilmiş; davacı imar- ihya ve zilyetlik nedeniyle adına tescili ve beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi istemi ile dava açmış, mahkemece davanın kısmen kabulü, taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1250 m2’lik bölümünün Hazine, (A) harfi ile gösterilen 3909 ve (C) harfi ile gösterilen 481m2lik bölümünün davacı adına tapuya tescili ve kaydın beyanlar hanesinde 3. derece sit alanında kaldığının şerh verilmesi yolunda kurulan hükmün Hazine tarafından temyizi üzerine karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/03/2003 tarih, 2002/9983 – 2003/1198 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle: “Çekişmeli parselin kadastro tutanağının 1981 yılında düzenlendiği, dosya içeriğinden davanın devamı sırasında taşınmazın bulunduğu … Köyünde 14/11/1985 tarihinde işe başlanarak 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu ile birlikte 2/B madde uygulamasının yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda temyize konu kadastro tespitine itiraz davasının aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davası niteliği aldığı, orman kadastrosuna itiraz davalarında Orman Yönetiminin de yasal hasım durumunda olduğu açıklandıktan sonra, Orman Yönetimine husumet yöneltilerek taraf oluşturulduktan sonra işin esasına girilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, kaydın beyanlar hanesinde üzerindeki 140 adet … ağacının davacıya ait olduğunun ve taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığının şerh verilmesine karar verilmiş; bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1985 yılında orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları birlikte yapılmış 06/10/1987 tarihinde ilan edilmiş, temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli parselin 26/01/1939 tarih ve 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Yasa gereğince parselajı yapılıp zeytincilik parseli olarak belirlenen ve bugüne kadar hiç kimseye tevzi ve tahsis edilmeyen yerlerden olduğu, bu yere ait orman kadastro tutanaklarının incelenmesinde, yörede zeytincilik parsellerinin bulunduğundan bahisle “3573 Sayılı Zeytinciliği Teşvik ve Islah Yasası uyarınca ormandan tefrik edilmiş orman sayılmayan zeytinlikler olduğuna, bu sahalar içinde kalan mülk ve topraklar hakkında komisyonumuzca bilahare verilecek kararlar ile mülkiyet ihtilafı mahkemeye intikal etmiş yerler hakkında mahkemesince verilecek kararlar saklı kalmak kaydıyla” denilerek bir bölüm yerlerin bu şekilde şartlı olarak orman sınırları dışında bırakıldığı; 1970, 1974, 1984, 1986 ve 2004 tarihli orman kadastro yönetmeliklerinin tümünde “3573 Sayılı Yasa ile bu Yasayı değiştiren 6777 Sayılı Yasaya göre Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş, zeytinlik, sakızlık ve harnupluk sahalar için tevzi işlemleri yapılmamış ise Devlet Ormanı olarak sınırlandırılır.” Yine 6831 Sayılı Yasanın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7.maddesinde evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların orman kadastrosunun orman kadastro komisyonunca yapılacağının hükme bağlandığı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/02/2008 gün ve 2008/20-157 Esas- 2008/194 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere delicelik ve yabani zeytinlerin aslının orman ağacı olduğu, ancak 3573 Sayılı “ Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa “ hükümlerine göre yetkili makamlarca karar verilmesi ya da verilen bu karar uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yerin orman sayılmayacağı, yasa gereği zeytincilik parseli olarak belirlenip tahsis edilmeyen yerin aşılanmak suretiyle iktisabının mümkün olmadığı, bu tür bir yerin orman sınırları dışında bırakılmasının davalıya bir hak sağlamayacağı, aslı orman olup herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılan taşınmazın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırları içine alınabileceği ya da Hazine tarafından orman olarak tahsis edilebileceği gözönünde bulundurularak hüküm kurulmuş olmasına göre davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 03/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.