Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1423 E. 2023/2569 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1423
KARAR NO : 2023/2569
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sinanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Sinanpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediği, hak aramak amacıyla hareket ettiği iddiasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın 22.01.2016 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan gönderdiği şikayet dilekçesi ile Tınaztepe Jandarma Karakoluna bağlı görev yapan ismini ve rütbesini hatırlamadığı bir rütbeli tarafından sorgu için mahkemeye çıkarıldığını, rütbelinin kendisine söz hakkı verilmeden belirli aralıklarla ve fırsat buldukça aleyhine konuşmalar yaptığını, bu yaptığı konuşmaların duruşma sırasında mahkeme başkanının kendisine karşı bakış açısını değiştirdiğini düşündüğünü belirterek iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Tanık T.A ”…her ne kadar müştekinin şahsımı etkilediği iddia edilmiş isede bu iddia doğru değildir, Hakimliğimizce yapılan sorgulamalarda soruşturma aşamasında elde edilen deliller, şüphelilerin ifadeleri ve dosya içerisinde yer alan diğer bilgi ve belgeler göz önünde bulundurularak tutukluma veya salıverilme kararı verilmektedir…. sanığın annesinin bizzat oğlunun kendisine yönelik nitelikle cinsel saldırı gerçekleştirdiğini beyan etmesi üzerine tutuklama kararı verilmiştir” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. 28.04.2016 tarihinde Yargı Görevini Yapanı Etkileme suçundan müşteki hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
Dava dosyası kapsamına, müştekinin aşamalarda değişmeyen beyanlarına, tanık T.A.’nın beyanına göre sanığın atılı suçu işlediği yönünde Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tanığın yeniden dinlenmesine yönelik Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın temyiz isteminin kapsamına göre;
1. Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin sübuta ve suç niteliğinin belirlenmesine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından,sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanığın eyleminin müşteki hakkında yakalama koruma tedbiri uygulanmasına neden olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sinanpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.