YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1887
KARAR NO : 2008/6593
KARAR TARİHİ : 29.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 14.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 02.10.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av…. … ile karşı taraftan Hazine vekili Av…. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 24.06.2005 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü 3503 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1976 yılında kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile makiye ayırma tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin, 205 sayılı kadastro parselinden hükmen ifraz edilerek 386 parsel sayısı ile … Vakfı adına tescil edilen parselin ifraz edilmesi ile oluştuğunun ve fiili olarak da bu parsel içinde bulunduğunun belirlendiği, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı daha sonra, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanmış, mahkemece, çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği gerekçesiyle Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiş ise de delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki;
Genel kadastroda 50500 m2 yüzölçümündeki 205 sayılı parsel, … Yönetiminin açtığı ,orman yönetimi ve hazinenin de taraf olduğu dava sonunda Tapulama Mahkemesinin kesinleşen 19/11/1974 gün ve 1970/304-1974/210 sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile, 205 sayılı parselin,orman tahdidi dışında kaldığı ve … Yönetiminin tutunduğu 1936 tarih 1 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenen krokide kırmızı renkte taralı 27250 m2 yüzölçümündeki bölümünün … vakfı adına tesciline karar verildiği ve 386 parsel sayısı ile tapuya tescil edildiği, 205 sayılı parselin geri kalan 32250 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise, orman tahdidi içinde kaldığı saptandığından orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve 387 parsel sayısıyla tapuya adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında daha önce taraf, konu ve neden birliği başka bir anlatımla H.Y.U.Y.’nın 237. maddesindeki koşulları taşıyan bir kesin hüküm varsa, bu hükmün daha sonraki tarihlerde aynı taraflar yada halefleri arasında, aynı nedenle açılacak davalarda kesin delil olarak değerlendirilmesi zorunludur.
Davaya konu taşınmaz, Orman Yönetimi, Hazine ile … Yönetimi arasında görülen dava sonucunda 205 sayılı kadastro parselinin, 27250 m2 yüzölçümünün … Vakfı adına tesciline karar verilerek tapuya tescil edilen 386 sayılı parselin ifrazıyla oluşan, 3503 ada 1 parsel sayılı, tarla niteliğinde ve 406 m2 yüzölçümündeki taşınmaz olup, 17/01/1994 ve 16/01/1995 tarihinde önce … KONUT KOOP. adına, sonra davalı … adına tahsis ve satış nedenleriyle tapuya tescil edilmiştir.
O halde, çekişmeli 3503 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, öncesi olan 205 sayılı kadastro parseli hakkındaki Tapulama Mahkemesinin 19/11/1974 gün ve 1970/304-1974/210 sayılı kesin hükmünün, anılan karar ile, … Vakfı adına tapuya tescil 386 parselden ifraz edilen ve fiilen de zeminde aynı parsel çapı içinde yer alan 3503 ada 1 parsel sayılı parsele satın alma yoluyla … olan davalı gerçek kişi yararına, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesinde yazılı kesin hüküm koşullarını taşıdığından, mahkemece bu kesin hüküm gözönünde bulundurularak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL vekalet ücretinin davacı Hazineden alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 29/04/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.