Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10872 E. 2023/2143 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10872
KARAR NO : 2023/2143
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2016/316 Esas, 2016/1192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı

Kanun) 86 ncı maddesi birinci fıkrası, 87 nci maddesi üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi birinci fıkrası, 50 nci maddesi birinci fıkrası (a) bendi, 52 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca 7.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; katılanın adlî raporunda vücudundaki kemik kırığı ve çıkığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, 5237 saylı Kanun’un 3 üncü maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/6) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini edildiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanık arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay tarihinde katılanın halk otobüsüne binerek seyahat ettiği sırada sanık … ve inceleme dışı sanık …’in katılanın bulunduğu otobüse binmek istedikleri, katılanın araç şoförü olan tanık …’dan durmamasını istediği, tanığın durmayarak yoluna devam ettiği bir sonraki durakta yolcu almak için durduğunda sanıkların otobüse binerek katılana birlikte saldırdıkları, katılanın kendisini korumaya çalıştığı araç şoförü tanık Yahya’nın engellemeye çalışmasına rağmen sanıkların katılanı yaraladıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.

3. Katılan her aşamada sanıkların kendisini yaraladığını beyan etmiştir.

4. Olaya ilişkin bilgisi bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Katılan hakkında düzenlenen adlî muayene raporlarında yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.

6. Sanığın güncel adlî sicil kaydının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Kemik kırığına neden olan yaralama eyleminde; meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derece olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesi üçüncü fıkrasına göre kırığın hayat fonksiyonlarını etkileme derecesi dikkate alındığında artırım oranının (1/6) olarak takdirinde ve buna bağlı olarak 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesine uygun biçimde cezanın belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin

sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2016/316 Esas, 2016/1192 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.