Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/12424 E. 2009/15046 K. 19.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12424
KARAR NO : 2009/15046
KARAR TARİHİ : 19.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 395 parsel sayılı 23697.23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve … adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın güneyindeki 416 nolu orman pareslinden açıldığını, orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Müdahil Orman Yönetimi, taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının davalı yararına oluştuğu kabul edilerek davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre, mahkemece yaptırılan keşifte görev alan orman bilirkişinin hükme dayanak alınan raporunda, taşınmazın 1958 tarihli memleket haritasında açık alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirildiğinden ve dava dilekçesinde orman iddiasından başka mera, yaylak, kışlak gibi devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası yer almadığından, davanın reddine karar verilmişse de; delillerin takdirinde yanılgıya düşülmüştür. Şöyle ki; bilirkişi raporuna ekli memleket haritasının incelenmesinde, taşınmazın güneyindeki orman parseli ile aynı görünümde olduğu ve üç yönü bu parselle çevrili bulunduğu ve bu parselin devamı niteliğinde olup, bu haliyle orman bütünlüğünü bozduğu, ziraat bilirkişi raporuna göre imar ve ihya edilmediği ve mera niteliğinde olduğu, zilyetlikle kazanılmaya elverişli olmadığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve davalıların zilyetliklerinin de bulunmadığı bildirildiği halde, taşınmazın davalı gerçek kişi adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince, kadastro hakimi taşınmazın gerçek niteliğini belirleyerek doğru sicil oluşturmak zorundadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; dava konusu taşınmazın keşifte belirlenen niteliğine ve bitişik 394 sayılı parselle itirazlı olduğuna göre, toplam deliller buna göre değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak şekilde davalı gerçek kişi adına tescil edilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 19.10.2009 günü oybirliği ile karar verildi.