YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6242
KARAR NO : 2023/4262
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/466 E., 2022/777 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/610 Esas, 2015/854 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
4. … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/610 Esas, 2015/854 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2022 tarihli ve 2019/8461 Esas, 2022/5110 Karar sayılı kararı ile
“Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 01/06/2015 tarihli uyarı yazısının, sanığın denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurusunda bildirmiş olduğu ve aynı zamanda 05/11/2015 tarihli celsedeki savunması sırasında da tekrarlamış olduğu “Şelale Mah. 7220 Sk. Tuna Apt. Kat:2 Daire.7 Kepez/ …” adresi yerine, “Şelale Mah. 7220 Sk. No:4 İç Kapı No:5 Kepez/ …” adresinde annesine tebliğ edilmesinin usulsüz olması nedeniyle; inceleme konusu olayda ısrar şartı gerçekleşmediği için kamu davasını açma koşulları oluşmadan dava açılmış olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve denetimli serbestlik dosyasının infazına devam edilmesi için Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) 20/11/2014 tarihli tutanakta metruk binada sanık ile birlikte toplam yedi kişinin olduğu ve yerde bulunan sehpa üzerinde suç konusu maddelerin bulunduğunun belirtildiği, uyuşturucu maddenin kime ait olduğunun bilinmediği aşamada sanığın üç tanesinin kendisine ait olduğu şeklindeki ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/466 Esas, 2022/777 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; denetimle ilgili tarafına hiç bir evrak iletilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kolluk görevlilerince uyuşturucu madde ticareti nakli ve uyuşturucu madde kullanan şahıslara ve gruplara yönelik yürütülen çalışmalar esnasında; olay günü uyuşturucu madde kullanıcısı ve satıcısı şahısların yoğun olarak bulunduğu Yeşildere Mahallesi ara sokaklarında kolluk görevlilerince devriye görevlerini ifa ettikleri sırada Yeşildere Mahallesi 1170 Sokak üzerinde bulunan metruk binayı
gözledikleri, içeriye sürekli şahısların girip çıktığı, binaya girildiğinde içeride hakkında ayrı soruşturma yürütülen şahıslar ile sanığın bulunduğu, yerde bulunan sehpa üzerinde suç unsuru 5 paket küçük defter yaprağına sarılı vaziyette paket halinde renk, koku ve görünüm itibarıyla uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddeler ele geçirildiği, sanığın uyuşturucu madde kullandığını ve maddeleri kullanmak amacıyla aldıklarını belirttiği, bunun üzerine sanık hakkında 21.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın kesinleşmesi üzerine denetimli serbestlik tedbirinin infazına geçildiği, infaz aşamasında sanığın tedavi denetimli serbestlik sürecinde uyulması gereken kuralların yazılı olduğu belgeyi imzaladığı ve 07.05.2015 tarihinde tedavi sürecine başlandığı, ancak sanığın kendisine yapılan tebliğe rağmen hastane sevkine gitmediği, kendisinin uyarılmasına rağmen yeniden tedavi denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığı, bu aşamada yapılan tebligatında aynı evde yaşayan annesine yapıldığı ve tebligatın geçerli olduğu, sanığın da savunmasında uyuşturucu madde bağımlısı olduğunu, denetimli serbestlik sürecine başladığını, bağımlılığı sebebiyle bu sürece niye uymadığını hatırlamadığını, zaten sonrasında da uyuşturucu madde kullandığını belirttiği, UYAP’tan yapılan kontrolde de sanığın dosyamıza konu 20.11.2014 tarihli eyleminden öncesinde yine üç kez uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yargılandığı, sonrasında da iki kez yargılandığının ve … 4. … Ceza Mahkemesinin 2015/587 Esas sayılı dosyasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan erteli hapis cezası aldığının, yine 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1182 Esas sayılı dosyasında da 1 yıl 8 ay hapis cezası aldığının ve cezanın infaz edildiğinin görüldüğü, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın başlamış olduğu tedavi denetimli serbestlik sürecini kasıtlı olarak takip etmemesi, sonrasında da iki kez uyuşturucu madde ile yakalanması nedeniyle sanık hakkında tekrar tedavi denetimli serbestlik yoluna gidilmesinin mahkememizce hukuken mümkün görülmediği ve yasanın belirlediği amaca bu şekilde ulaşılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, tekrar uyuşturucu kullanan sanık hakkında tedavi denetimli serbestlik yoluna gidilmediği, metruk binada sanık ile birlikte toplam yedi kişinin olduğu ve yerde bulunan sehpa üzerinde suç konusu maddelerin bulunduğunun belirtildiği, uyuşturucu maddenin kime ait olduğunun bilinmediği aşamada sanığın üç tanesinin kendisine ait olduğu şeklindeki ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın 20.11.2014 tarihli eylemi nedeniyle 21.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazı kapsamında, … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 01.06.2015 tarihli uyarı yazısının, sanığın denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurusunda bildirmiş olduğu ve aynı zamanda 05.11.2015 tarihli celsedeki savunması sırasında da tekrarlamış olduğu “Şelale Mah. 7220 Sk. Tuna Apt. Kat:2 Daire.7 Kepez/ …” adresi yerine,
“Şelale Mah. 7220 Sk. No:4 İç Kapı No:5 Kepez/ …” adresinde annesine tebliğ edilmesinin usulsüz olması nedeniyle kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı;
5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla aynı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü kapsamında ihlal nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, sanık hakkında incelemeye konu 20.11.2014 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 06.12.2014 tarihinden itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan açılan davaların bulunup bulunmadığının araştırılarak,
aa) Var ise, tespiti yapılan … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/587 Esas ve … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1182 Esas sayılı dosyaları da dahil olmak üzere; Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi,
bb) Yok ise; kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekmekte ise de; dosya inceleme tarihi itibariyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 06.12.2014 tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 5 yıllık erteleme süresinin dolduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının birinci cümlesinde yer verilen “Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü uyarınca erteleme süresinin dolması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/466 Esas, 2022/777 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.