Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/4834 E. 2008/12546 K. 26.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4834
KARAR NO : 2008/12546
KARAR TARİHİ : 26.12.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili şirketin depo olarak kullanmak üzere kiraladığı dükkan ile ilgili davalı kurum çalışanlarının … elektrik kullanıldığından bahisle tutanak düzenledikleri ve borç tahakkuk edilip, müvekkili şirket aleyhine icra takibine girişildiğini, şirket müdürü olan diğer müvekkilinin icra kefili olduğunu, taksitlendirilen borcun ilk iki taksitini ödediğini, borcun hukuki dayanağı bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile ödenen meblağın istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, icra kefili olan davacı …’ ın asıl borç ilişkisinin tarafı olmadığından menfi tespit davası açamayacağını, aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, icra kefili davacının ödediği parayı davacı şirketten isteyemeyeceğini, davacıların icra takibine itirazlarından daha sonra vazgeçip, borcu kabul ettiklerini, tahakkukun doğru olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Davacılar vekili 28.02.2007 tarihli ıslah dilekçesinde, davalı kurumun kendilerinden tahsil ettiği 8.637.62 YTL’nin faizi ile istirdatına ve davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere, bilirkişi asıl ve ek raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından davacı şirket aleyhine girişilen icra takip dosyasında, hem asıl borçlu olan şirket yetkilisinin hem de icra kefili olan …’ ın açıkça borcu kabul beyanları bulunmaktadır. Bu beyanları davacıları bağlayacağı gözetilmeden mahkemece somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.