Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/14397 E. 2009/15521 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14397
KARAR NO : 2009/15521
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davada … Beldesi Büyükçavdar mevkiinde bulunan 4908.78 m2’lik taşınmazın 1984 yılında yörede yapılan orman kadastro çalışmasında tescil harici bırakıldığını, … … tarafından açılan tescil davasının Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/316 E. sayılı dosyasında imar ve ihya koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verildiğini, 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tescili gerektiğini belirterek tescil talebinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli 4908.78 m2’lik taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Belediye ve davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tescil davası niteliğindedir.
Yörede 2002 yılında 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılıp ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından dava konusu olan (A) harfli 4908.78 m2’lik taşınmazın daha önce … … tarafından kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğe dayalı olarak açılan dava sonucunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 28.03.2005 tarih 2005/1842-2492 sayılı kararına uyularak (söz konusu kararda yerel bilirkişi ile tanıkların çekişmeli taşınmazın öncesinde taşlık ve … bir yer iken davacının iş makinaları getirmek sureti ile üzerindeki kayalıkları temizlediği ve … dökerek … arazisi haline getirdiği ancak 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesinde imar planı kapsamında kalan yerlerin imar ihya ile kazanılmasının mümkün olmadığının açıklandığı, mahkemece taşınmazın imar planı içinde kalıp kalmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı, imar planı içinde kalan bir yer ise imar planı içine alınma tarihine kadar 14. maddedeki kazanım koşullarının geçip geçmediğinin araştırılması, ayrıca yörede 1984 yılında yapılan kadastro çalışmasında bu taşınmazın tescil harici bırakıldığı anlaşılmakta olup tesbit dışı bırakılma tarihinden itibaren dava tarihine kadar 20 yıllık sürenin geçip geçmediğinin de incelenmesi gereğine değinilmiştir.) asliye hukuk mahkemesinin 16.05.2006 tarih 2005/316-251 sayılı kararı ile … bir yerin imar ihyasının mümkün olamayacağı gibi tesbit dışında bırakılma tarihinden itibaren dava tarihine kadar da 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının da bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, yörede 2002 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin çalışmada eski 314 parsel … 190 ada 1 parselin kuzeyinde yer alan (A) harfli 4908.78 m2’lik taşınmazın bulunduğu yerin XIX nolu poligonun içinde kaldığı ve bu poligonun 5600 m2 yüzölçümü ile 2/B madde uygulaması konu edilerek Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, dolayısı ile dava konusu olan (A) harfli 4908.78 m2’lik taşınmazın da 2/B madde uygulamasına konu olduğu ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece tapu kaydına 2/B madde uygulaması hususunda şerh verilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükme “tapu kaydına taşınmazın 2/B madde uygulamasına konu olduğu ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh edilmesine” cümlesinin eklenmesi sureti ile düzeltilmesine ve hükmün HY.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Belediye Başkanlığına yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 22/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.